4. Vahiy ne demektir?

4. Vahiy ne demektir?

Vahiy Allah’ın, kişinin kalbine dilediği bir konuda, dilediği bir bilgiyi ilham etmesidir. Kuran’da vahiy konusunda verilen örneklerden, bu vahyin kimi zaman melekler vasıtasıyla kimi zaman “bir perde arkasından” iletildiği, kimi zaman da Allah’ın hiçbir aracı olmaksızın doğrudan kişinin kalbine bıraktığı görülmektedir. Allah Kuran’da bu konuyu şöyle açıklamıştır: Kendisiyle Allah’ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile ya da perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka. Gerçekten O, yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (Şura Suresi, 51) Bu konuda Kuran’da pek çok örneğe rastlamak mümkündür. Örneğin ayetlerde Hz. Musa’nın bir ateş gördüğü ve ne olduğunu anlamak üzere gittiği yerde vahiy aldığı bildirilmektedir: Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: “Ey Musa.” “Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva’dasın.” “Ben seni seçmişbulunuyorum; bundan böyle vahyolunanı dinle.” “Gerçekten Ben, Ben Allah’ım, Ben’den başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.” (Taha Suresi, 11-14) Bir başka ayette ise Hz. Muhammed’e Kuran’ın Cibril vasıtasıyla vahyedildiğinden bahsedilmektedir: Ona (bu Kuran’ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir. (Ki O,) Görünümüyle çarpıcı bir güzelliğe sahiptir. Hemen doğruldu. O, en yüksek bir ufuktaydı. Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi. Nitekim (ikisi arasındaki uzaklık) iki yay kadar (oldu) veya daha yakınlaştı. Böylece O’nun kuluna vahyettiğini vahyetti. (Necm Suresi, 5-10) Allah kimi zaman da, ortada görünen hiçbir şey olmadan, sadece bir sesin hitap etmesi şeklinde de vahiyde bulunabilir. Ayetlerde bu konunun bir örneği Hz. Musa için verilmiştir: Musa tayin edilen sürede gelince ve Rabbi O’nunla konuşunca: “Rabbim, bana göster, Seni göreyim” dedi. (Allah:) “Beni asla göremezsin, ama şu dağa bak; eğer o yerinde karar kılabilirse, sen de beni göreceksin.” Rabbi dağa tecelli edince, onu param parça etti. Musa bayılarak yere düştü. Kendine geldiğinde: “Sen ne yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim” dedi. (A’raf Suresi, 143) Hz. Meryem’e ise, Allah bir su arkının altından gelen bir ses ile vahiyde bulunmuştur: Altından (bir ses) ona seslendi: “Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır.”Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin.” Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: “Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.” (Meryem Suresi, 24-26) Hz. Musa’nın annesinin ise kalbine vahiy bırakılmıştır: Musa’nın annesine: “Onu emzir, şayet onun için korkacak olursan, onu suya bırak, korkma ve üzülme; çünkü biz onu tekrar size vereceğiz ve onu gönderilenlerden kılacağız” diye vahyettik.” (Kasas Suresi, 7)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir