AFRİKA’da KIZGIN KUMLARIN ALTINDA DEVASA BİR DENİZİN OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ ?ÇÖLÜN ALTINDAKİ DENİZ : ‘NUBİAN AKİFERİ

AFRİKA’da KIZGIN KUMLARIN ALTINDA DEVASA BİR DENİZİN OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ ?

Kuzey Afrika’da Mısır, Cezayir ve Libya arasında, Nil vadisinin dışında ölümün kol gezdiği ıssız kumlar ve kayalık çöllerden oluşan uçsuz bucaksız düzlükler bulunur. Yaşam ve öldürücü kuraklık arasında küçük vahalar vardır bu düzlüklerde. Fakat biraz derine, kumların altına indiğinizde üzerindeki fakirliğe inat kumların altında su düzlükleri uzanır.

Nubian Akiferi 4 ülke arasında uzanıyor. Bunlardan Libya ve Mısır bu suyu kullanmak için büyük bir su pompalama projesi başlattılar. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) suyun adil kullanımını sağlamak üzere bu 4 ülkeyi biraraya getirmek ve bu projeye dahil olmalarını sağlamaya çalışıyor.

Sahara’nın altında 3 büyük akifer, suya doymuş kumtaşı ve kireçtaşı plakalarıarasında uzanır. Bu akiferlerden en doğuda bulunanı, bütün Mısır’ı, Batı Nil’i, doğu Libya’yı, kuzey Çad ve Sudan’ı kapsayan 2 milyon kilometre karelik bir alana yayılır ve 375.000 kilometre küp suyu içerisinde muhafaza eder ki bu dünyanın en uzun nehirlerinden olan Nil Nehri’nin 3750 yıl boyunca akmasıyla ortaya çıkacak su miktarına eşit. İşte buraya “Nubian Kumtaşı Akifer Sistemi” (Nubian Sandstone Aquifer System) adı verilmiş ve ilerleyen zamanlarda -izotop hidroloji- alanında çalışmalar yapan bilim adamlarının çalışma yeri olmuş. Ülkemizde de DSİ bünyesinde izotop hidroloji çalışmaları için bir laboratuvar kurulmuş bulunmakta.

“İzotop hidroloji”, kısaca suyu oluşturan atomlar (oksijen, hidrojen) üzerinde çalışan ve bu atomlar arasına karbon ve nitrojen atomlarını da ekleyerek, yağmur olarak dünyaya düşen ilk damlanın nasıl oluştuğu sorusuna cevaplar arayan bir bilim dalı. Nubian Akiferi’nde bulunan bazı suların 1 milyon yaşında olduğu düşünülmekte. Fakat yeryüzüne M.Ö. 50.000 ila 20.000 yıl önce düştükleri kabul edilmekte. Bu sürenin sonunda da bölge yavaş yavaş çölleşmeye sular da yer altına inmeye başlar. M.Ö. 20.000 ila 12.000 yıllarıarasında hızlı bir kuraklaşma yaşanır ve bu sırada çok az su sisteme karışır. Yeryüzünün altında uzanan bu suya “fosil suyu” adı veriliyor ve hiçbir zaman olduğu yerden başka bir yere akmamış, kullanılmamış, yer değiştirmemiş kabul ediliyor.

Yöre tarihine bakıldığında ise asırlar boyunca bu topraklarda su bulmak her zaman için bir sorun olmuş. Bu sorunu çözmek için mükemmel mühendislik çözümleri bulunmuş. Bunlardan “Foggara Sistemi” (yeraltı su kaynaklarını vahalara yada yerleşim birimlerine taşımak için açılan tünellere verilen isim) antik Garamant Medeniyeti tarafından dağın yamacından şehirlerine su getirmek amacıyla yapılmış. Yer yer açılan kuyularla da bakımları gerçekleştirilmiş. Garamantlar bu sistemi kurak iklimdeki tarlalarını sulamada, M.Ö. 500 – M.S.500 yılları arasında başarıyla kullanmışlar. Şu anda Libya’da örnekleri görülebilen bu sistem hala bazı Libya köylerinde kullanılıyor. Sistemden sorumlu ve sistemi çok iyi bilen ustalara da özel bir saygı besleniyor. Bu ustalar yanlarında çıraklarıyla her yıl tünel ve galerilerin bakımını yapıyorlar. Albümümüzde bu sistemin görüntülendiği resimleri görebilirsiniz.

ANTİK FOGGARA SİSTEMİ

ANTİK FOGGARA SİSTEMİ

Nubian Akiferi’ni ilk kullanan Libya olmuş. 1953 yılında yapılan petrol sondajları sırasında ortaya çıkarılmış bu devasa taze su kaynağı. Proje 1984 yılında başlamış. 4 safhaya ayrılmış. Birinci safha 85 milyon metreküplük kazı işi 1991’de başlamış, ikinci safha ilk suyun Tripoli’ye verilmesi işi 1996’da başlamış. Proje dizaynı “Brown&Root” ve “Price Brothers” şirketlerine ait. İlk safhaların yapımını “Dong Ah” adlı Koreli şirket üstlenmiş. Şu anki yüklenici ise “Al Nahr Company Ltd.” Proje devasa bir maliyete sahip. Tam 25 milyar Amerikan Doları (!) ve Libya bu parayı sadece kendi öz kaynaklarıyla finanse etmiş. Guinness Rekorlar Kitabı projeyi 2008’de “Dünyanın En Geniş Sulama Sistemi” olarak ilan etti.

Yukarıdaki resim sistemin yukarıdan uyduyla çekilmiş fotoğrafı. Fotoğrafta 2 devasa yuvarlak rezervuar görünmekte. Kırmızı renkte görünenler ise yetiştirilen bitkiler.

MERKEZİ SULAMA SİSTEMİYLE OLUŞTURULMUŞ TARIM ALANLARI.. uydu fotografları
MERKEZİ SULAMA SİSTEMİYLE OLUŞTURULMUŞ TARIM ALANLARI.. kuşbakışı bakış…


MERKEZİ SULAMA SİSTEMİYLE OLUŞTURULMUŞ TARIM ALANLARI
..

Şu anda sistem aktif ve büyük çöl düzlüklerini sulamada kullanılıyor. 7-10 numara arasındaki resimlerde “merkezi sulama” (Centre-point irrigation) sistemiyle sulanan tarlaları görebilirsiniz.

Sulama merkezi sulamada kullanılan “su kolları” ile yapılmakta. Bunların uzunluğu çoğu zaman 1 kilometreye kadar çıkabiliyor. Sistem önceden belirlenmiş period ve miktarlarda suyu bitkiye veriyor. Dairesel olarak sulama yapılıyor ve sulamada sizin hiçbir müdahaleniz olmuyor.

Çöl sandığımız yerlerin altında böylesine devasa su kaynağının olması çok ilginç ve düşündürücü, bir kez daha zorun yanında kolaylığın olacağı şekilde bir yaratılışı gösteriyor ve gerçekten de Allah zorluğun yanında bir kolay yol veriyor muhakkak. Yeter ki, biz insanoğlu olarak bunu doğru, adil ve hayırlı bir şekilde kullanmasıı bilelim


AFRİKA’da KIZGIN KUMLARIN ALTINDA DEVASA BİR DENİZİN OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ ?

Kuzey Afrika’da Mısır, Cezayir ve Libya arasında, Nil vadisinin dışında ölümün kol gezdiği ıssız kumlar ve kayalık çöllerden oluşan uçsuz bucaksız düzlükler bulunur. Yaşam ve öldürücü kuraklık arasında küçük vahalar vardır bu düzlüklerde. Fakat biraz derine, kumların altına indiğinizde üzerindeki fakirliğe inat kumların altında su düzlükleri uzanır.

Sahara’nın altında 3 büyük akifer, suya doymuş kumtaşı ve kireçtaşı plakalarıarasında uzanır. Bu akiferlerden en doğuda bulunanı, bütün Mısır’ı, Batı Nil’i, doğu Libya’yı, kuzey Çad ve Sudan’ı kapsayan 2 milyon kilometre karelik bir alana yayılır ve 375.000 kilometre küp suyu içerisinde muhafaza eder ki bu dünyanın en uzun nehirlerinden olan Nil Nehri’nin 3750 yıl boyunca akmasıyla ortaya çıkacak su miktarına eşit. İşte buraya “Nubian Kumtaşı Akifer Sistemi” (Nubian Sandstone Aquifer System) adı verilmiş ve ilerleyen zamanlarda -izotop hidroloji- alanında çalışmalar yapan bilim adamlarının çalışma yeri olmuş. Ülkemizde de DSİ bünyesinde izotop hidroloji çalışmaları için bir laboratuvar kurulmuş bulunmakta.

“İzotop hidroloji”, kısaca suyu oluşturan atomlar (oksijen, hidrojen) üzerinde çalışan ve bu atomlar arasına karbon ve nitrojen atomlarını da ekleyerek, yağmur olarak dünyaya düşen ilk damlanın nasıl oluştuğu sorusuna cevaplar arayan bir bilim dalı. Nubian Akiferi’nde bulunan bazı suların 1 milyon yaşında olduğu düşünülmekte. Fakat yeryüzüne M.Ö. 50.000 ila 20.000 yıl önce düştükleri kabul edilmekte. Bu sürenin sonunda da bölge yavaş yavaş çölleşmeye sular da yer altına inmeye başlar. M.Ö. 20.000 ila 12.000 yıllarıarasında hızlı bir kuraklaşma yaşanır ve bu sırada çok az su sisteme karışır. Yeryüzünün altında uzanan bu suya “fosil suyu” adı veriliyor ve hiçbir zaman olduğu yerden başka bir yere akmamış, kullanılmamış, yer değiştirmemiş kabul ediliyor.

Nubian Akiferi 4 ülke arasında uzanıyor. Bunlardan Libya ve Mısır bu suyu kullanmak için büyük bir su pompalama projesi başlattılar. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) suyun adil kullanımını sağlamak üzere bu 4 ülkeyi biraraya getirmek ve bu projeye dahil olmalarını sağlamaya çalışıyor.

Yöre tarihine bakıldığında ise asırlar boyunca bu topraklarda su bulmak her zaman için bir sorun olmuş. Bu sorunu çözmek için mükemmel mühendislik çözümleri bulunmuş. Bunlardan “Foggara Sistemi” (yeraltı su kaynaklarını vahalara yada yerleşim birimlerine taşımak için açılan tünellere verilen isim) antik Garamant Medeniyeti tarafından dağın yamacından şehirlerine su getirmek amacıyla yapılmış. Yer yer açılan kuyularla da bakımları gerçekleştirilmiş. Garamantlar bu sistemi kurak iklimdeki tarlalarını sulamada, M.Ö. 500 – M.S.500 yılları arasında başarıyla kullanmışlar. Şu anda Libya’da örnekleri görülebilen bu sistem hala bazı Libya köylerinde kullanılıyor. Sistemden sorumlu ve sistemi çok iyi bilen ustalara da özel bir saygı besleniyor. Bu ustalar yanlarında çıraklarıyla her yıl tünel ve galerilerin bakımını yapıyorlar. Albümümüzde bu sistemin görüntülendiği resimleri görebilirsiniz.

Nubian Akiferi’ni ilk kullanan Libya olmuş. 1953 yılında yapılan petrol sondajları sırasında ortaya çıkarılmış bu devasa taze su kaynağı. Proje 1984 yılında başlamış. 4 safhaya ayrılmış. Birinci safha 85 milyon metreküplük kazı işi 1991’de başlamış, ikinci safha ilk suyun Tripoli’ye verilmesi işi 1996’da başlamış. Proje dizaynı “Brown&Root” ve “Price Brothers” şirketlerine ait. İlk safhaların yapımını “Dong Ah” adlı Koreli şirket üstlenmiş. Şu anki yüklenici ise “Al Nahr Company Ltd.” Proje devasa bir maliyete sahip. Tam 25 milyar Amerikan Doları (!) ve Libya bu parayı sadece kendi öz kaynaklarıyla finanse etmiş. Guinness Rekorlar Kitabı projeyi 2008’de “Dünyanın En Geniş Sulama Sistemi” olarak ilan etti.

Albümümüzde 6 numaralı resim sistemin yukarıdan uyduyla çekilmiş fotoğrafı. Fotoğrafta 2 devasa yuvarlak rezervuar görünmekte. Kırmızı renkte görünenler ise yetiştirilen bitkiler.

Bu projenin dünyada, daha doğrusu medyada pek yer almadığı dikkat çekici. Medya olarak, BBC’nin 18 Mart 2006’daki haberi aynen şöyle; “Libyalı’lar Fosil Su İçmeye Başladılar”. Başlık ilginç! Libyalı’lar ise projelerine “dünyanın insan eliyle yapılmış en büyük nehri” diyorlar ki gerçekten mühendislik açısından çok büyük bir projeyi hayata geçirmişler ama dünyada bu pek yankı bulmamış. Web sayfasında yazılanlara göre dünyanın en geniş boru ve viyadük sistemine sahip. Sistemde 1.300’den fazla kuyu bulunuyor. Bunlardan çoğu 500 metre derinliğinde ve her gün bünyelerinde bulunan 6.500.000 metreküp suyu Tripoli, Bingazi, Sirt ve diğer yerleşim alanlarına aktarıyorlar. Muammer Kaddafi zamanında sistemi “dünyanın 8. harikası” olarak tanımlamıştır….

Şu anda sistem aktif ve büyük çöl düzlüklerini sulamada kullanılıyor. 7-10 numara arasındaki resimlerde “merkezi sulama” (Centre-point irrigation) sistemiyle sulanan tarlaları görebilirsiniz.

Sulama merkezi sulamada kullanılan “su kolları” ile yapılmakta. Bunların uzunluğu çoğu zaman 1 kilometreye kadar çıkabiliyor. Sistem önceden belirlenmiş period ve miktarlarda suyu bitkiye veriyor. Dairesel olarak sulama yapılıyor ve sulamada sizin hiçbir müdahaleniz olmuyor.

Çöl sandığımız yerlerin altında böylesine devasa su kaynağının olması çok ilginç ve düşündürücü, bir kez daha zorun yanında kolaylığın olacağı şekilde bir yaratılışı gösteriyor ve gerçekten de Allah zorluğun yanında bir kolay yol veriyor muhakkak. Yeter ki, biz insanoğlu olarak bunu doğru, adil ve hayırlı bir şekilde kullanmasıı bilelim…

———-
“Biz (bitki ve bulutlar için) aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de gökten bir su indirip sizi onunla suvardık. O suyu hazinelerde tutan da siz değilsiniz.” [Hicr Suresi, 22.ayet]

“Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.” [İnşirah Suresi, 5.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir