ANNE SÜTÜNÜ MUCİZEVİ KILAN ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?

Her bebek yeni doğduğunda henüz kendini koruyacak güce sahip olmaz. Bu hassas ve tehlikeli aşamada tek ve önemli besinini, annesinin sütünden alır. Anne sütü, bu çağında bebeğin besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak gidermek ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı korumak üzere çok özel hazırlanmış eşsiz bir birleşimdir.

Anne sütü öylesine mucizevi bir karışımdır ki, günümüz teknolojisinin yüksek imkanlarıyla üretilmekte olan bebek mamaları, yapılan tüm çalışmalara rağmen anne vücudunda doğal olarak salgılanmakta olan bu karışımın yerini tutamamaktadır.

>>> ANNE SÜTÜNÜN ÇOK İLGİNÇ VE MUCİZEVİ ÖZELLİKLERİ:

1) BEBEĞİN GELİŞİM AYINA GÖRE ANNE SÜTÜNÜN KARIŞIMI DA DEĞİŞİR_
Sütün kalori miktarı ve besin dengesi, bebeğin erken veya zamanında doğmuş olmasına göre değişiklikler gösterir. Bebek erken doğumla (prematüre olarak) dünyaya gelmişse, anne sütünün içerdiği yağ ve protein miktarı normal olgunluktaki bebeğe göre daha fazladır. Çünkü erken doğan bebeğin yüksek kaloriye ihtiyacı vardır. Bu oran bebeğin gelişimine göre, emzirme süresince farklılıklar göstererek en mükemmel birleşimleri içerir. Bu hassas değişiklikleri hesaplamak ve buna göre sütün içeriğini ayarlamak, en gelişmiş teknolojiyi kullanan bilimadamları tarafından bile yapılamamaktadır.

2) ANNE SÜTÜ ANTİBİYOTİK ÖZELLİĞİNİ GÖSTEREREK BEBEĞİ VİRÜSLERDEN KORUR_
Normal bir insan bedeni, sahip olduğu savunma sistemi sayesinde mikrop ve bakterilere karşı yirmidört saat aralıksız savaşır. Ancak bebeklerde bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş oluyor. Bu noktada çok büyük bir mucizeyle karşılaşılır. Bebeğin ihtiyacı olduğu savunma sistemi elemanları (antikorlar ve savunma hücreleri) anne sütünün içinde bebeğe verilir. Bu savunma sistemi elemanları, adeta askerler gibi ait olmadıkları bir vücut için savunma yapar ve bebeği düşmanlarından korurlar.

3) ANNE SÜTÜNDEKİ ANTİKOR VE SAVUNMA HÜCRELERİ BEBEĞİN MİDESİNDE SİNDİRİLMEZ_
Normal bir insan protein ya da protein yapılı bir besin aldığında, bu proteinler midede parçalanırlar. Bebeğin anne sütüyle beraber vücuduna aldığı antikorlar ve diğer savunma elemanları da protein yapılıdırlar. Öyleyse bebeğin sindirim sisteminin bu dost askerleri sindirmesi gerekir. Bu da bebeğin yine savunmasız kalması anlamına gelir. Ancak bebekteki sistem öyle yapıdadır ki, sütle alınan antikor hücreler midede ayırt edilerek parçalanmaz ve bebek böylece dış düşman virüslere karşı korunmuş olur.

4) ANNE SÜTÜNDE FAYDALI BESİNLERİN MİDEDE EMİLMESİNİ SAĞLAYAN ÖZEL ENZİMLER VAR_
Bebeğin sindirim sistemi anne sütüyle gönderilen bazı besinleri emebilecek güçte değildir. Ancak anne sütünün içinde, bebeğin sindirim sisteminin bu besinleri emmesini sağlayacak özel enzimler bulunur. Bu enzimler ihtiyaç duyulan bu özel besinlerin emilmesini gerçekleştirir.

5) ANNE SÜTÜ SUDA ÇÖZÜLEBİLEN DÜNYA’daki TEK D VİTAMİN TÜRÜNÜ İÇERİR_
Geçtiğimiz yıllarda anne sütünün, bebeğin hayati ihtiyacı olan D vitamininden yoksun olduğu zannedilmiş ve bu sözde eksik, dış katkı maddeleri ile sağlanmaya çalışılmıştı. Ancak, daha sonraki yıllarda gelişmiş aygıtlarla yapılan incelemeler sonucu, dünyada suda çözülebilen tek D vitamini türünün, anne sütünde bulunduğu ortaya çıkmış ve bu maddenin anne sütündeki diğer maddelerle birleştiği zaman, bebeğin sözkonusu ihtiyacını mükemmel bir şekilde giderdiği tespit edilmiştir. Bu gelişme ile birlikte insanoğlu, anne sütünün kusursuz, benzersiz ve yeri doldurulamaz bir besin maddesi olduğunun daha çok farkına varabilmiştir.

İşte bu şekilde her anne kendisi bile bunun farkına varmadan ve özel bir çaba sarfetmeden, tüm bunları yapmak için özel bilgi öğrenmeden bebeğinin gelişimini koruma altına almış oluyor. Tek yapması gereken iyi beslenip, bebeğini anne sütü ile beslemektir.

O halde düşünmek gerekir, bu karışımın içeriğini düzenleyen annenin kendisi değilse kimdir ? Anne olmadığına göre.. (çünkü annelerin çoğunun onun bebeğine verdiği sütün içinde hangi maddelerin olduğundan bile haberi yoktur ki, bu maddelerin oranını ayarlasın)… Bu hassas oran, çok açıktır ki, annenin vücuduna da, bebeğin vücuduna da hakim olan üstün bir Akıl tarafından yapılmaktadır. Veya başka deyişle, anneyi de, bebeği de yaratmış olan Allah, annenin bedenindeki sütün salgılanışını, bebeğin ihtiyacına göre yaratmış ve düzenlemiştir.


“Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. “Hem bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız banadır.” [Lokman Suresi, 14.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir