BİRBİRİMİZE SARILMAK RUHUMUZU İYİLEŞTİRİYOR…

Birine sarıldığımızda veya dokunduğumuzda beynimiz oksitosin adı verilen rahatlatıcı bir hormon (nörotransmiter) salgılamaya başlar. Bu hormonun diğer adı da “sarılma hormonu”dur. Bazı uzmanlar bu hormona “sevgi hormonu” adını da veriyor. Normalde bu hormonun bu zamana kadar bilinen temel görevi, emzirme döneminde süt salgılanmasını sağlamak ve doğum esnasında rahmin genişlemesini tetiklemektir. Ancak araştırma yapan bilim insanları bu hormonun ruhumuz için de büyük etkilerini keşfettiler. Ve bu hormon erkeklerde de salgılanıyor.

Bu hormon vücudunuzda dolaşmaya başladığında huzurlu ve mutlu bir ruh haline bürünürüz. Bize sarılan, dokunan kişiye daha duygusal ve sevgiyle yaklaşmış oluruz. Yani oksitosin hormonu kişileri birbirine yakınlaştırıp arayı ısıtır.

Zürih Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının sunduğu bir rapora göre, oksitosin verilen deneklerin karşılarındaki ile daha pozitif bir şekilde konuştukları, göz teması kurdukları ve vücut dilini kullanmaya açık oldukları gözlemlendi. Bu deneklerdeki stres hormonu “kortizol” ün de az seviyede olması dikkati çekti.

Davranış bilimciler diyor ki, sarılmak-dokunmak en iyi ilaçtır. Bugün gelişmiş ülkelerin birçoğunda psikiyatrlar reçetelerinde artık ilaçlar, anti-depresanlar yazmıyor. Reçetelerinde ne yazıyor, biliyor musunuz? “Günde üç kere birbirinize sarılın, çocuğunuzu fırsat buldukça öpün. Bu size ilk bakışta komik gelebilir. Ancak sarılmanın, dokunmanın ve öpmenin insanın vücut kimyası üzerinde son derece olumlu etkileri var ve bu olumlu etkiler de doğrudan psikolojisine, davranışlarına yansıyor.”

Biri bize sevgi dolu sarıldığında, elimizi tuttuğunda ya da sevgiyle öptüğünde beynimizde salgılanan bir başka hormon: serotonin hormonudur. (halk arasında mutluluk hormonu diye bilinir); yani sarılmak, dokunmak, öpmek beynimizin seratonin hormonunu da harekete geçiriyor. Bu hormon bizim kendimizi mutlu hissetmemizi, stresten uzaklaşmamızı, gerginliği atıp gevşememizi, kalbimize daha çok oksijen gitmesini, kaslarımızın rahatlamasını, kısaca kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor.

İç dünyamızdaki bu iyilik durumu davranışlarımıza da yansıyor, dikkatimizi daha çok toplayabiliyor, sorumluluklarımızı daha rahat yerine getirebiliyor, kendimize daha çok güveniyoruz ve çevremizle iletişimimiz daha sağlıklı oluyor. Üstelik bağışıklık sistemimiz de daha güçlü oluyor ve hastalıklara kolay kolay yakalanmıyoruz. Bütün anti-depresanların içerisinde kimyasal olarak bulunan bu hormon, aslında gün içerisinde bizim sevgi; dolu ilişkilerimizle artışa geçiyor.

Okul çağındaki çocuklar üzerinde yapılan araştırmaların sonuçları da, dokunmanın-sarılmanın ve öpmenin çocuklar üzerindeki bu mükemmel etkisini açıkça gösteriyor. Anneleri tarafından sadece kuru bir “Güle güle” ile okula gönderilen çocukların dikkatlerinin dağınık olduğu, arkadaşlarıyla iletişimlerin de sorunlar yaşadıkları ve ders notlarının düşük olduğu, yani okul başarılarının düşük olduğu ortaya çıkarken; okula gönderilirken anneleri tarafından sarılıp öpülen çocukların, diğer çocukların aksine, dikkatlerinin dağınık olmadığı, arkadaş ilişkilerinin sağlıklı olduğu ve okul başarılarının yüksek olduğu saptanmış. Yine bebekler üzerinde yapılan bir araştırmada, annesi tarafından sadece emzirilirken kucağa alınan, çok fazla dokunulmayan, öpülmeyen bebeklerin hastalıklara daha sık yakalandıkları; ancak anneleri tarafından yeterince dokunulan, öpülen bebeklerin sağlıklarının son derece iyi olduğu, hastalıklara karşı dirençli oldukları ortaya çıkmış…

Burada vurgulanıp düşünülmesi gereken nokta şu ki, insanın değil ruh yapısı, fizyolojisi bile sevgi temeli üzerine yaratılmıştır. Beynimiz, bedenimiz, kan dolaşımı sistemimiz ve her şey sevmeyi sevecek şekilde bir yaradılış tasarımına sahip. O halde bunu göz ardı etmemek, bu yapımızı sevmek üzere kullanmak, sevdiklerimize sarılmak, çocuklarımızı öpmek, güzel sözlerle güzel duygularımızı ifade etmek gerek…

———–
“İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.” [Meryem Suresi, 96.ayet]

“Belki Allah, sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık besledikleriniz arasında bir sevgibağı kılar. Allah, güç yetirendir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” [Mümtehine Suresi, 7.ayet],

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir