Kategori arşivi: Listeli Konular

Protein eksikliğinin 5 belirtisi !

protein EKSİKLİĞİ

Protein, saç telinden tırnaklara kadar, tüm hücrelerin önemli bir fonksiyonel ve yapısal bileşenidir. Vücudun ürettiği enerjinin yaklaşık %10-%15’i, gıdalar yoluyla alınan proteinlerden gelmektedir. Özellikle çocukluk döneminde yeterli miktarda protein tüketimi sağlıklı bir gelişim için önemlidir. Yetişkinlerde ise, enerjinin yanı sıra hücrelerin onarımı için de proteine ihtiyaç vardır. Tüm hayvan ve bitki hücreleri bir miktar protein içermesine karşın, besinlerdeki protein miktarı çok farklı değerlerde olabilir.

Protein vucutta eksik olduğunda ise şu beş belirtiyle karşılaşılır :

1 : Odaklanma ve konsantre sorunu

Protesin eksikliği kan şekerinde dalgalanmalara sebep olabiliyor. Kan şekerindeki bu dalgalanmalar ise odaklanma ve konsantre sorunu doğuyor..  Protein vucuttaki karbonhitrat seviyelerini düzenlemekle beraber kişiye zihinsel enerji de verir.

2: Tatlıya düşkünlük

Proteinler vucuttaki kan şekeri düzeyini etkilediğinden kişide tatlı isteği ve glikoza düşkünlük hissi uyandırır.

3: Zayıflık olur

Protein, kasların gelişimi açısından çok önemlidir.  Protein eksikliği, kaslarda gerileme ve vucutta zayıflığa neden olur. Spor yapmanıza bile gerek kalmadan sizi zayıflatır.. Bu doğal olmayan  zayıflama tavsiye edilmez..

4: Kolayca ve çabuk hasta olmaya sebep olur

Protein sadece kasları oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda bağışıklık sistemini de kuvvetlendirir. Grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara çabucak ve sürekli yakalanan bir çok hastanın gerçek ilacı gerekli proteindir..

5: Saç dökülmesine sebep olur

Proteinler saç köklerindeki bağlantıların gelişimini sağlar. Yeterli protein almayanların zamanla saç dökülmesi sorunuyla karşı karşıya kalması işten bile değildir.  Protein saçı kirlilik gibi dış etkilerden de korur. Aynı zamanda hormonal bozuklukları dengeleyen bir özelliğe sahiptir.

Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn 9 ortak noktası!

peygamberleri ortak özellikleri

Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn Arasındaki Benzerlikler

 
Dünyada büyük bir hakimiyet kurduğu, Kuran’da bildirilen bir diğer Müslüman lider de Hz. Zülkarneyn’dir. Hz. Süleyman’ın hayatı ile Hz.Zülkarneyn’in hayatı arasında birçok yönden büyük benzerliklerbulunmaktadır:
 
 
 
YERYÜZÜNDE İKTİDAR SAHİBİ OLMALARI
 
Allah Hz. Zülkarneyn’e de, aynı Hz. Süleyman’a olduğu gibi, “yeryüzünde sapasağlam bir iktidar” (Kehf Suresi, 84) vermiştir. Ayette geçen “sapasağlam” ifadesiyle hem ekonomik, hem askeri, hem de siyasi açıdan güçlü bir iktidarın önemine dikkat çekilmiş olabilir. Hz. Zülkarneyn bu gücü sayesinde doğudan batıya büyük bir coğrafyaya hakim olmuş, nizam vermiş bir liderdir. (Hz. Zülkarneyn hakkında detaylı bilgi için bkz. Kehf Suresi’nden Ahir Zamana İşaretler, Harun Yahya, 2001, Global Yayıncılık)
 
AKILLI VE İMANLI LİDERLER OLMALARI
 
Kuran’da Hz. Zülkarneyn’e “herşeyden bir yol (sebep)” (Kehf Suresi, 54) verildiği bildirilir. Bu ifadeyle, Hz. Zülkarneyn’in ferasetli, basiretli, herşeye çözüm bulan, akıllı bir lider olduğuna işaret edilmektedir. Hz. Süleyman da, Kuran’da, cinlerin, şeytanların yönlendirilmesinden devlet yönetimine kadar her konuda akıl örnekleri anlatılan bir peygamberdir.
 
Hz. Zülkarneyn, kitap boyunca ihtişamını anlattığımız Hz. Süleyman gibi çok güçlü ve tüm dünyaya nam salmış bir devletin başındadır. Kuran’da diğer kavimlerin ondan yardım talebinde bulunduğu ve karmaşık gibi gözüken sorunlarına çözüm istedikleri haber verilmektedir. Yönetimi altında bulunmayan topluluklarca dahi “yeryüzünde bozgunculuğu ve fitneyi önleyen bir kişi” olarak tanınmakta, sıkıntı içinde olan halklar ona başvurmaktadırlar. Kehf Suresi’nde “iki seddin önünde, hemen hemen hiçbir sözü anlamayan” şeklinde tanıtılan bir kavmin ondan yardım istediği şöyle bildirilir:
 
Dediler ki: “Ey Zu’l-Karneyn, gerçekten Ye’cuc ve Me’cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?” (Kehf Suresi, 94)
 
ÜSTÜN ASKERİ GÜÇLERİ
 
 
Kitabın önceki bölümlerinde detaylı olarak gördüğümüz gibi Hz. Süleyman’ın çok güçlü orduları bulunmaktadır. Neml Suresi’nde şu şekilde bildirilir:
 
Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış-aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız. (Neml Suresi, 37)
 
Hz. Zülkarneyn’in de Hz. Süleyman gibi çok büyük bir askeri güce sahip olduğunu yine Kehf Suresi’ndeki bazı ayetlerden anlarız:
 
Dedik ki: “Ey Zu’l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin.” Dedi ki: “Kim zulmederse biz onu azablandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azabla azablandırır.” (Kehf Suresi, 86-87)
 
Hz. Zülkarneyn yeryüzünde bozgunculuk çıkaran inkarcı toplulukları azaba uğratmakta, onların insanlara zulmetmelerine izin vermemektedir. Bunu da büyük askeri gücü sayesinde gerçekleştirmektedir. Bu ayetlerden, dünya hakimi olacak bir devletin çok büyük bir askeri
güce sahip olması gerektiği anlaşılmaktadır.
 
ADALETLE HÜKMETMELERİ
 
Hz. Süleyman’ın adil yönetimini önceki sayfalarda detaylarıyla anlattık. Hz. Zülkarneyn’in uygulamalarının çok adaletli, hakkaniyetli olduğunu da Kuran’da anlatılan kıssasından anlamaktayız. Hz. Zülkarneyn’in kendisinden bozgunculuğa karşı yardım isteyen bir halka, hemen yardım etmesi bunun delillerindendir. Her iki kıssada da adil bir yönetime dikkat çekilmesi ise şunu göstermektedir: Dünyanın dört bir yanında güvenliği, huzuru, adaleti ve istikrarı sağlayabilmek için askeri ve polisiye güçle birlikte, çok güçlü bir hukuk sistemi de büyük bir önem taşır.
 
 
Şeyh Ali Bedevi’nin celi sülüs levhası, Zümer Suresi 53. ayet: (Benden onlara) De ki: “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir.”

HEDİYE KABUL ETMEMELERİ
 
Hz. Süleyman’ın Sebe Melikesi’nin gönderdiği hediyeyi kabul etmediğini ve hediyeleri getiren elçilere çok hikmetli bir karşılık verdiğini belirtmiştik. Hz. Süleyman’ın cevabı şu şekildedir:
 
(Elçi hediyelerle) Süleyman’a geldiği zaman: “Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz? Allah’ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır; hayır, siz, hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz” dedi. (Neml Suresi, 36)
 
Hz. Zülkarneyn de yapacağı yardım karşılığında kendisine vergi vermek isteyen bu kavme şu karşılığı vermiştir:
 
Dedi ki: “Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır (Kehf Suresi, 95)
 
Hediyeyi kabul etmeyip, bu teklifi yapan kişilere tüm mülkün tek sahibinin Allah olduğunu hatırlatmaları onların samimi birer Müslüman olduklarının bir delilidir. Bu örnekler her Müslüman lider için çok önemli öğütler taşımaktadır.
 
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması)dır. Allah katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir…
(Şura Suresi, 36)
Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı kıldı. Allah, herşeye güç yetirendir.
(Ahzab Suresi, 27)
 
 
DAİMA ALLAH’A YÖNELİP DÖNMELERİ
 
Hz. Süleyman’ın güzel ahlak özelliklerinin anlatıldığı bölümde, onun her an Allah’a yönelip dönen, ihlas sahibi bir kul olduğunu ayetlerle açıklamıştık. Süleyman Peygamber herhangi bir başarı elde ettiğinde, bir zafer kazandığında ya da Allah’tan kendisine bir nimet verildiğinde hemen Allah’a yönelip O’nu tesbih etmekte, tüm gücün Allah’a ait olduğunu zikretmektedir. Hz. Zülkarneyn de aynı güzel ahlaka sahiptir. Söz konusu kavmi bozgunculardan korumak için yaptığı seddin etkili olması karşısında Allah’ı şöyle zikretmiştir:
 
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler. Dedi ki: “Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va’di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va’di haktır.” (Kehf Suresi, 97-98)
 
CİNLERE HÜKMETMELERİ
 
Bilindiği gibi Peygamberimiz, geçmişte yeryüzünde büyük hakimiyet kurmuş iki liderin Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn olduğunu bildirmiştir. Bu durumda Hz. Süleyman’da olduğu gibi, Hz. Zülkarneyn döneminde de cinler üzerinde bir hakimiyet kurulmuş olması söz konusu olabilir. İnsanların, kendilerine karşı Hz. Zülkarneyn’den yardım istedikleri Yecüc ve Mecüc isimli kavmin de bir cin topluluğu olma ihtimali olabilir.
 
Bu iki kıssada ve özellikle de Hz. Süleyman’la ilgili anlatılanlarda yoğun olarak cinler konusundan söz edilmesi, muhtemelen ahir zamana da işaretler içermektedir. Allah, ahir zamanda da cinleri ve şeytanları insanların hizmetine verecek olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)
 
KATRAN VEYA ERİMİŞ BAKIR MADENİ KULLANMALARI
 
Hz. Zülkarneyn, Yecüc ve Mecüc’ü, ayette “aynel kıtri” olarak geçen maddeyi kullandığı bir set inşa ederek etkisiz hale getirmiştir:
 
“Bana demir kütleleri getirin”, iki dağın arası eşit düzeye gelince, “Körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: “Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim.” (Kehf Suresi, 96)
 
“Aynel kıtri” kelime anlamı olarak “erimiş bakır madeni”nin yanı sıra “katran” manasına da gelmektedir. Kuran’da Hz. Zülkarneyn’in kullandığı “aynel kıtri”nin Hz. Süleyman’ın da emrine verildiği şöyle bildirilir:
 
Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş bakır madenini (aynel kıtri) ona sel gibi akıttık. Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık. (Sebe Suresi, 12)
 
Ayetteki “aynel kıtri” ifadesi ile eritilmiş bakır ya da katranın Hz. Süleyman’ın ve Hz. Zülkarneyn’in emrine verildiği bildirilmektedir. Resimlerde bakır ve katranın kullanımıyla ilgili örnekler görülmektedir.
 
Hem Hz. Zülkarneyn’in hem de Hz. Süleyman’ın “aynel kıtri”yi kullanması dikkat çekici bir benzerliktir. Hz. Süleyman, emrine verildiği bildirilen bu madde sayesinde kendi dönemindeki cinler ve şeytanlar üzerinde hakimiyet kurmuş olabilir. “Aynel kıtri” olarak geçen bu maddenin katran olma ihtimali vardır. Katran “gömlekleri katrandandır…” (İbrahim Suresi, 50) ayetiyle bildirildiği gibi cehennemde de bulunan bir maddedir.
 
Ayette Hz. Süleyman’ın emrine verilen bu maddeden bahsedildikten hemen sonra, cinlerin de ona hizmet ettiğinden söz edilmesi dikkat çekicidir. Hz. Süleyman da, Hz. Zülkarneyn de cinleri kontrol altına almak için bu maddeyi kullanmış olabilirler. Bu maddenin, cinlere etki eden bir özelliği olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)
 
AHİR ZAMANA YÖNELİK MÜJDELER
 
Hz. Süleyman’ın ve Hz. Zülkarneyn’in yaşadıkları dönemlerde gerçekleşmiş olan bu dünya hakimiyeti tüm Müslümanlar için çok büyük bir müjdedir. Çünkü bu kıssalarda ahir zamana yönelik önemli işaretler bulunmaktadır.
 
Allah’ın sınırlarını titizlikle koruyan, İslam ahlakını dünya üzerinde hakim kılmak için ciddi bir çaba sarf eden ve hiçbir zorluk karşısında yılgınlık göstermeyen Müslümanlar, tarihin her döneminde mutlaka üstün geleceklerdir. Allah’ın yardımı ve desteği mutlaka onların yanında olacaktır. Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn yukarıda saydığımız özelliklerinin dünyadaki karşılığını güçlü bir hakimiyetle (ve elbette Allah’ın diğer pek çok manevi lütfu ile) almışlardır. Ahir zamanda aynı hakimiyet Allah’ın izniyle mutlaka gerçekleşecektir. Bu, Allah’ın iman edenlere bir vaadidir. Bu hakimiyeti gerçekleştirecek olanlar ise, Peygamberimizin çeşitli hadislerinde de işaret edildiği gibi, söz konusu üstün vasıfları asırlardır karakterinde taşıyan şerefli Türk Milleti olacaktır.
 
Üç kıtaya nizam vermiş Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olan Türk Milleti, İslam ahlakını tüm dünya üzerinde hakim kılacak ve dünya halklarının özlemini çektikleri huzuru, barışı, sevgi ve neşe dolu bir dünyayı mutlaka oluşturacaktır. Adaletli, hoşgörülü, merhametli ve inanç sahibi Türk Milleti, bu görevi hakkıyla yerine getirecektir.
 
Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar geliştirdik…
(Müminun Suresi, 19)

Hurmanın sağlığa 10 faydası !

10 FAYDASI HURMA

Peygamber Efendimizin en çok tükettiği ve bizlere tüketmeyi tavsiye ettiği meyvelerden olan hurma,  bir çok hadis-i şerifin yanı sıra günümüz bilimi tarafından da şiddetle tavsiye ediliyor..

Kanserden kemik hastalıklarına, alerjiden kansızlığa kadar bir çok hastalığa iyi geldiğini söyleyen bilim adamları, hurmanın sağlığa olan 10 faydasını böyle sıralıyor :

1: Karın Kanserini Önler

Hurmanın, içerisinde bulundurduğu bazı minerallerden ötürü karın kanserini önlediği tespit edilmiştir.

2:  Kilonuzu sağlıklı şekilde korur

Hurmanın, kilo aldırmayan hafif bir meyve olması kilo sorunu yaşayan bir çok insanın dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilosunu korumasına yardımcı olur..

3 : Bağırsak sorunlarına iyi gelir

Hurmanın, bağırsakları koruduğu ve bağırsak hareketlerine iyi geldiği tespit edilmiştir. Yine ishale karşı etkili oldugu açıklanmıştır.

4: Kemiklere iyi gelir

Hurmanın kemikleri güçlendirdiği, kemik hastalıklarına iyi geldiği anlaşılmıştır.

5: Sinir sistemine ve cinselliğe iyi gelir

Hurma, sinir sistemini güçlendirmekte, kontrol gücünü artırmaktadır.
Ayrıca cinsel gücü arttırıcı özelliği bulunmaktadır. Sütle karışınca verimi daha da artmaktadır. Bekarların bu bölümü okumasına gerek yoktu ama belki ilerde lazım olur 🙂

6: Anemiye iyi gelir

Hurmanın anemi hastalığına iyi geldiği ve enerji takviyesi sağladığı tespit edilmiştir.

7: İnme riskini azaltır

8: Alerjik reaksiyonları en aza indirir

Hurmanın alerjik hastalıklara, kaşıntı ve kabarıklık gibi deri sorunlarına iyi geldiği tespit edilmiştir.

9: Tavuk karasına iyi gelir (gece körlüğü)

Tavuk karası ya da tıptaki adıyla retinitis pigmentosa, bir göz kusurudur. Beyne giden sinirlerin görevlerini zamanla yerine getirmemesinden dolayı oluşur. Hurmanın, bu hastalığa iyi geldiği anlaşılmıştır.

10:  Sünnet’tir ve sevaptır..

Hurma, tüketilmesi Peygamber Efendimiz tarafından da tavsiye edilen önemli besin değerlerine sahip doyurucu özelliği olan şifalı bir meyvedir. Peygamber Efendimiz bir çok hadisi şerifinde hurma tüketilmesini tavsiye etmiştir.

Peygamber Efendimiz (asm) döneminde insanlar uzun zaman yiyecek bulamazlardı. Sadece hurma yerler, su içerlerdi. Ama hasta olmazlardı. Sahabi Hz. Aişe validemize “Efendimiz zamanında evinizde ne yer ne içerdiniz” diye sormuş. Hz. Aişe validemiz de şu ibretlik cevabı vermiş; ”Evimizde bazen iki üç ay geçerdi de ateş yanmazdı, ’Esvedan(iki siyah)’ yani hurma yiyip su içerdik.”(Buhari, hibe 1; Müslim, Zühd 28) İşte Resul-u Ekrem (asm) Efendimizin hanesinde, aylarca sadece hurma yemekle hayatlarını devam ettiriyorlar.
· Bir hadis-i şeriflerinde de Peygamber Efendimiz (asm) hurmanın doyuruculuk ve kifayetini anlatmak için Hz. Aişe’ye “Ya Aişe evinde hurma olmayanlar açtırlar” (Müslim,et’ime 153; Darimi,et’ime 26) buyurmuştur. Bu sözü iki veya üç defa tekrarlamıştır. Bunu hurma tüketmeyince tüm zorunlu gıdaları almış olmak zordur şeklinde de anlayabiliriz. Hurma özellikle sütle tüketildiğinde daha etkili ve faydalıdır.

Bir köpek sahibi olmanın sağlığa 6 faydası !

Köpek beslemenin 6 faydası

Onlar bizim en sadık dostlarımız ve bazı işlerde faydasını gördüğümüz söz dinleyen yardımcılarımız.. Bu sevimli tüy yumaklarının insan sağlığına çeşitli faydalarını olduğunu biliyor muydunuz ? Profesyonel eğitim almış köpeklerin engelli ve özürlü insanların hayatlarını kolaylaştırmaları, bazı insanların canını ve malını korumaları, bomba imha ve sınırlardaki arama ekiplerinde yer almalarının yanı sıra şu altı özellikle de bizlere faydalı olmaktadırlar..

1 : Kanserinizi erken teşhis edebilir.

Bir köpeğin, sahibinin ayağındaki bir noktayı sürekli ısırmaya çalışması ve o nokta üzerine odaklanarak havlaması sahibinin de dikkatini çektikten sonra gittiği bir doktor yardımıyla köpeğin odaklandığı bölgede kanser olduğu tespit edilmiş, ardından yapılan ve test edilen araştırmalara göre köpeklerin tümör, akciğer, kolon ve göğüs kanserini tespit etmede yardımcı rol alabilecekleri ortaya çıkmıştır.

2: Köpek Stresi azaltıyor.

Köpek sahipleri üzerinde yapılan araştırmalara göre köpek beslemek, sevmek hatta köpeği oynarken izlemek bile stresi azaltıyor. Yapılan araştırmada, köpek sahibi kişilerin stres hormonlarında azalma olduğu gözlenmiştir.
Köpek beslemek çoğuna göre lüks ve ya alerjik sebeplerden ötürü itici geldiğinden izlemekle yetinir. Ancak uzmanlar, içinde köpeklerin oyun oynadığı bir videonun bile stresi azaltacağını söylüyor..

3:  Kaygı ve depresyonu azaltıyor.

Köpekler depresyonda olan insanlara bir çok açıdan iyi gelmektedir. Küçük şeylerle mutlu olmayı ve anı yaşamayı öğretirler. Yoldaşlık ettiklerinden ve tüm sevimlilikleriyle insanlara ilgi gösterdiklerinden dolayı  can sıkıntısı ve bunalım duygusunu en aza indirirler.  Sürekli sahibinin yanından ayrılmadıkları için de kişiye öz güven verirler. Köpekle yapılan seyehatlerde tehlikeleri haber veren koruyucu özellikteki bir yapıda olduklarından insanlardaki kaygıların azalmasını sağlıyor..

4: İnsana hareketlilik veriyor.

Köpeklerin hareket dolu yaşamı ve bitmeyen oyun isteği, sahiplerini enerjik hale getiriyor.. Evde ve ya dışarda yaptıkları yaramazlıklar, kendini sevdirme çabaları ve oyunları kişileri sürekli hareket etmeye teşvik ediyor..

5: Alerjilere karşı bağışıklılık kazandırıyor..

Köpekler alerjileri tetikleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Ancak köpekle büyüyen çocuklarınsa bir çok alrjilere karşı bağışıklılık kazandıkları ortaya çıkmıştır. Her ne kadar köpek sevgisi bize bazı şeyler kazandırıyor olsa da bazı virüsler bulaştırdıklarından ötürü evimizde ve ya yaşadıgımız odalarda değil onlara has bahçe ve ya klubelerde yaşamalarına olanak sağlamanızda büyük fayda vardır.

6: Kalp sağlığına iyi geliyor..

Köpek sahiplerinin kalp hastalıkları ve kan basıncı sorunları yaşamasını diğer insanlara göre daha az olasıdadır.  Çin’de yapılan bir araştırmada, köpek sahibi insanların daha iyi uyku kalitesine sahip oldukları ve kollestrolü düşürdükleri gözlemlenmiştir.

Köpek Sahiplerine NOT :

Köpek beslemenin her ne kadar faydaları olsa da yaşam alanımızda bizimle yatıp kalkmaları sağlık açısından doğru değildir. Köpeği sevdikten sonra ellerimizi yıkamayı ihmal etmeyelim. Son günlerde sağlıkçı arkadaşlarımızın da uyarısıyla bu notu sizler için hazırladık. Dediklerine göre “kist hidatik” adında köpeklerden bulaşan bir virüs ve bazı parazitler yüzünden yüzlerce kişi ya ameliyat olmuş ya da pahalı ilaçlarla tedavi olmaya çalışıyorlarmış..

Köpekler her ne kadar evcilleştirilmiş olsalar da vahşi hayatın bir parçasıdırlar. Doğasında vahşilik vardır. Evlerde, kedilerden başka hayvan beslemek zararlı olabilir. Kediler ise hastalanmadıkları sürece temiz hayvanlardır.

HerseyÖgren.Com

Hafızamızı olumsuz etkileyen 6 faktör !

hafızayı OLUMSUZ Etkileyen 6 Faktör

Hafıza insan sağlığının  en önemli değerlerinden biridir. Öyle ki hafızamız olmasaydı, cogu şeyi hatırlayamaz, aklımızda tutma yeteneğimiz olmazdı. Günümüzde hafızanın önemi daha da artmakta, bununla beraber hafızaya iyi gelen ve de hafızayı olumsuz etkileyen bir çok faktörler ortaya çıkarılmaktadır. Bu yazımızda sizlere, hafızayı olumsuz etkileyen 6  faktörden bahsedeceğiz ..

1: Yaşlılık ve Menapoz

Kadınların menapoz dönemlerinde Hafıza zayıflığı yaşadıkları, menapozun hafızayı olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Neyseki bu etki geçici ve kısa sürelidir.

Özellikle kadınlarda östrojen, erkeklerde ise testosteron seviyesinin düşmesiyle birlikte hafızada da zayıflamalar başlar. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir beyinde, özellikle de beynin ön kısmında yüzde 2 oranında küçülme olduğu bilinir. Bu da idrak yeteneğinde ve hafızada zayıflamaya neden olur. Ancak bu durum bireysel olarak farklılık gösterir. Beyinde küçülme her insanda hafıza bozukluğuna neden olmayabilir. Bu farkın oluşmasında eğitimin büyük etkisi bulunur. Eğitimli kişilerde hafızayı oluşturan ağlar sistemi daha fazla kullanıldığı için demans riski düşer.

2: Uyku bozukluğu

Düzensiz uyku ya eksik uyku eksikliği nöronların (sinir hücrelerinin)  sağlıklı çalışmasını  bozabiliyor . Bu da beyinde anlık ayrıntıların kaybolduğu birkaç ufak Hafıza kaybına yol açabiliyor. Uzmanlar düzenli bir uykunun 8 saat olmasını ve gece alınmasını tavsiye ediyor. Düzenli alınan bir uyku beyin hücrelerini kuvvetlendirdiğinden Hafıza sağlığı için tavsiye ediliyor. . Yine öğlen uykusu ve bazı şekerlemeler çok faydalı olacaktır.

3: Troid hastalığı

Troid hastalığı her ne kadar Hafıza ile doğrudan ilişkilendirilmese de beyinle ve odaklanma ile ilgili sorunlar yaşandığından hafızaya dolaylı etkileri olmaktadir. Troid hastalarında zihinsel yavaşlama  da görülmektedir.

4: Stres ve Depresyon 

İnsan strese girdiğinde vucutta  kortizol seviyelerinin artması (stres hormonu) doğal hale gelir. Stres hafızaya sıkılmış bir kurşun gibi etkilidir. Bazı şeylerin unutulması ve ufak ayrıntıların hatırlanamaması gibi sorunlar stresten kaynaklanabilmektedir..

Yoğun stres altında olan kişilerin hafızası zayıflayabilir. Sonuç olarak hafıza ile ilgili beyinsel ağın, tıpkı parmak izi gibi herkeste farklı olduğunu ve herkesin hafızasının kendi içinde değerlendirilebileceğini unutmamak gerekir.

5: Sigara

Sigara sadece kanser ve alzeimer hastalığına yol açmaz . Sigarada bulunan maddeler beyne gitmesi gereken kan hücrelerinin akış yeteğini  bozduğundan hafızasal bozuklar meydana getirir. .  Yine araştırmalara göre Hafıza sorunları sigara içenlerde, içmeyenlere oranla daha fazla görülmektedir.

6: Kalp Damar Bozukluğu

Kalp damarını bozan her şey, beyin damarlarını da bozar. Kontrolsüz hipertansiyon, koroner arter hastalığı, yine damar sistemlerini etkileyen diyabet ve bazı nörolojik hastalıklar da hafızayı etkiler. Beslenmedeki dengesizlikler, B6, B12, folik asit gibi sinirsel gelişim ve hafıza için çok önemli vitamin, mineraller de hafızayı olumsuz etkileyen faktörler arasında yer alır.

Bu 10 özellik sizde yoksa, zarardasınız !

ZARADASINIZ HADİSİ

Peygamber Efendimizin (Taberani) kaynaklı bir Hadis-i Şerifinde İslamiyetin on kısım olduğunu,  bu kısımlardan birinin bile eksik olanın zararda olduğunu bildirmiştir. 

İşte o 10 kısım..

1- Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah demek,

Kelime-i Tevhid, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz.Muhammed (s.a.v)’in Allah’ın resulu olduğuna inanmak demektir.

2- Namaz kılmak,

Namaz, İslamın beş şartından biridir. Namaz kılmayan kafir olmaz ama kafirler de namaz kılmaz. Namaz, kul ile Allah’ın yakınlaşmasıdır. Duaların kabul edilmesine vesiledir. Dinin direğidir. İnsanları kötülükten, azgınlıktan ve kötü işlerden alı koyar. Namazı olmayan insan zarardadır.

3- Zekât vermek,

Zekat, İslam’da belirli bir mal ölçüsü için, yine o maldan, ihtiyaç sahiplerine belirli bir pay şeklinde, belirli vadelerde verilmesi emredilen karşılıksız paylaşım şeklinde gerçekleşir.
Zekat vermeyen zengin, ne kadar namaz da kılsa oruç da tutsa, zararda olanlardandır.

4- Oruç tutmak,

Oruç tutmak, sağlığı ve aklı yerinde olan her insana farzdır. Bazı şartlarda dinimiz, tutulmamasını caiz görmüştür. Oruç tutmayan insan zarardadır.

5- Haccetmek,

Hacca gitmek, mali, bedensel ve akli durumu elverişli olan her müslümana farzdır.Yaşlanınca giderim, şimdi gencim başka yere tatile gideyim demek yanlış olur.  Çeşitli geçersiz bahanelerle Haccı erteleyenler de zarardadır.

6- Cihad etmek,

Cihad kelimesi Arapça Cehd kelimesinden gelir. Anlamı gayret etmektir.
İslamdaki anlamı ise CİHAD İslâm’ın yükselmesi, korunması ve yayılması için her türlü çalışmada bulunmak, uğraşmak, gayret sarfetmek ; canıyla ve malıyla bu uğurda katkıda bulunmak demektir. Böyle bir düşüncesi olmayan insan zarardadır.

7- Emr-i maruf,

Anlamı iyiliği emretmektir. Kur’an’da “Onlar iyiliği emrederler” şeklinde geçmekte ve bu özelliği olan insanlardan övgüyle bahsedilmektedir. İnsanlara, çevresine, eşine ve dostuna iyi şeyler yapmalarını öğütlemek farzlardandır. Bu düşünceye hakim olmayan insan zarardadır.

8- Nehy-i anil münker,

Anlamı kötülükten sakındırmadır. Kur’an’da “Onlar kötülükten sakındırırlar” şeklinde geçmekte ve bu özelliği olan insanlarda da övgüyle bahsedilmektedir.  (Emribil maruf nehyi anil münker)  “İyiliği emrederler kötülükten sakındırırlar” şeklinde beraber geçmektedir. İnsan haksızlık karşısında bu ayeti hatırlamalıdır. Değiştirebiliyorsa eliyle, o olmuyorsa sözüyle, o da olmuyorsa kalbiyle karşı çıkmalıdır kötülüklere..

9- Cemaatten ayrılmamak,

“İki kişi bir kişiden hayırlıdır. Üç kişi iki kişiden hayırlıdır. Dört kişi üç kişiden hayırlıdır. Cemaat olmanız gerekir. Muhakkak ki, Allahın (yardım) eli cemaatle beraberdir. Allah azze ve celle ümmetimi ancak hidayet üzere cem eder, toplar. Bilin ki, cemaatten uzak duran her kişi ateşe düşer. Kenzül Ummal.c.1. Hn.1025
 
“Muhakkak ki şeytan insanın kurdudur, tıpkı tek kalan, sürüden uzaklaşan, kenarda olan koyunu alıp giden davar kurdu gibi. Sakın bölünmeyin. Cemaatin, umumun, mescidin yanında olun.” Kenzül Ummal.c.1. Hn.1026 ve 1027

10- Taat.

Taat: Allahü teâlânın beğendiği şeylerdir. Taat yapan müslümana sevap verilir. Bir müslüman, her şeyde Allah’ın rızasını aramalıdır.
Bir iş yaparken, bir yere giderken, seyahat ederken, yemek yerken, uyurken.. İnsan bu düşünceden mahrumsa, zarardadır..

Erhan Demir
erhandemir5234@gmail.com
herseyogren.com

Delikanlı adamın 10 işareti !

DELİKANLI ADAM 

Delikanlı adamın 10 işareti

 
 
1: Selam verir, Selam Alır.
 
Türk Kültür ve geleneklerinin, özellikle de delikanlı adamın vazgeçilmez alışkanlığıdır selam vermek. Kardeşliğin ve dayanışmanın yayılması için güzel bir sünnet, hoş bir kelime seçimidir. Delikanlı adam girdiği ortamlara da çıktığı ortamlara da selam verir. Oturmasını kalkmasını bilir. Herkesin selamını alır.
 
2 : Cuma’yı kaçırmaz..
 
Delikanlı adam ne yapar ne eder Cu’ma namazını kaçırmaz. İşi varsa ara verir, manitası varsa mola verir ama Cu’ma’yı kaçırmaz. Elinden geldiğince vakit namazlarını kılar. Cemaati ihmal etmez..
 
3: Mazlumun yanındadır..
 
Delikanlı adam yiğit olur. Gücünü ve kudretini, elde etiği nufuzu ve imkanları daima mazlumlardan yana kullanır. Zalimlere karşı mazlumların yanında olur.
 
4: Anne-Babaya ve büyüklere saygılıdır
 
Delikanlı adam dediğin, büyüğünü de küçüğünü tanır. Kimseden saygısını eksik etmez. Küçüklerini sever büyüklerine hürmet gösterir. Büyükle büyük, küçükle küçük olacak kadar alçak gönüllüdür.
 
5: Haram yemez.
 
Delikanlı adam asla haram yemez. Kimsenin malını çalıp çırpmaz.
Devletin ve ya komşunun varlığında gözü olmaz. Ağır işlerde çalışır, hamallık yapar yine de bir lokma haramı boğazından aşağı atmaz..
 
6: Ağabeylik yapar, koruyucudur.
 
Delikanlı adam mahallenin ağabeyidir. Herkesin güvendiği, kendisine inandığı güçlü insandır. Mahallesini seven, mahalle halkını koruyan ve savunan insandır.
 
7: Centilmen ve cömerttir.
 
Delikanlı adam centilmendir. Taşıma araçlarında yaşlılara ve hanımlara yer verir. Kendisinden yardım isteyeni eli boş çevirmez.
 
8: Çalışkandır.
 
Delikanlı adam çalışkan olur. Kendisi kazanır, kimseye muhtaç olmadan yaşaması gerektiğini bilir. Bir işe elini attığında o işi tamamlamadan bırakmaz.
 
9: Güvenilirdir.
 
Delikanlı adam güvenilirdir. Emanete hıyanet etmez. Kimseye borcu kalmaz. Kimsenin ondan alacağı olmaz. Esnaf ona dükkanını emanet eder.. Her kapı açıktır. Her zaman her yerde kredisi bulunur.
 
10: Adam gibi adamdır.
 
Delikanlı adam herkesin sevdiği, güvendiği; lider ruhlu dürüst karakterli yiğit insandır.. Cesur ve açık sözlüdür. Kimseyi kırmaz, kimseyi üzmez, kimseyle kolay kolay sorun yaşamaz. Alttan almasını da bilir posta koymasını da.. Adaletten şaşmaz. Efendilikten vazgeçmez. Özür dilemeyi, kendisini affetirmeyi de bilir; bağışlamayı ve hoş görüyü de bilir. Dostane insandır. Arkadaşları her zaman yokluğunu hisseder. Onunla tanışan insan, “Keşke daha önceden tanışsaydık”der.. Delikanlı adam böyledir işte.. On numara beş yıldız.. Adamın dibi dibi.. 🙂
 
 
 Erhan Demir
erhandemir5234@gmail.com
Herseyogren.com