Kategori arşivi: Ahiret Gününe İman

Cehenneme Girecek 25 Kişi

1) “Allah’a ortak koşanlar.”

Gafir 73, 76

2) “Allah’a ve Rasulüne asi olanlar.”

Nisa 14

3) “Ahireti inkâr edenler.”

A’raf 44, 45

4) “Ayetleri yalanlayan ve büyüklenerek onlardan yüz çevirenler.”

A’raf 36

5) “Allah’a ibadetten yüz çevirenler.”

Gafir 60

6) “Kitabı ve Rasullere gönderileni yalanlayanlar.”

Gafir 70

7) “Allah yolundan alıkoyanlar.”

A’raf 45

8 ) “Kâfirler.”

Âl-i İmran 12

9) “Kıyameti inkâr edenler.”

Furkan 11

10) “Cehennemi yalanlayan fasıklar.”

Secde 20

11) “Din hesap gününü inkâr edenler.”

Müddessir 46

12) “Büyüklük taslayanlar.”

Zümer 60

13) “Müsrifler ölçüyü taşıranlar.”

Gafir 43

14) “Büyük günah işlemekte direnenler.”

Vakıa 46

15) “Mal toplayıp sayan ve malının kendini ebedi kılacağını sananlar.”

Hümeze 2, 3

16) “Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar.”

Tevbe 34

17) “Yeryüzünde haksız yere şımaranlar ve böbürlenenler.”

Gafir 75

18) “Allah yolunu eğip bükmek isteyenler.”

A’raf 45

19) “Zalimler.”

A’raf 41

20) “Azgınlar.”

Sad 55

21) “Dalalet üzere olan atalarını takip edenler.”

Saffat 69, 70

22) “Arkadan çekiştirip yüze karşı eğlenenler.”

Hümeze 1

23) “Yoksulu doyurmayanlar.”

Müddessir 44

24) “Batıl ve boş işlerle uğraşanlar.”

Müddessir 45

25) “Namaz kılmayanlar.”

Müddessir 43

Cehennemdeki azap çeşitleri !

Allah Kuran’da, inkarcıların cehennemdeyken ateşe atılacaklarını, ateşten elbiseler ve katrandan giysiler giyeceklerini bildirmiştir. (Hac Suresi, 19) Ancak insanın cehennemde göreceği azap ateşle sınırlı değildir.

Cehennemde;

– demirden kamçılar vardır (Hac Suresi, 21),

– insanlar bukağılara vurulacaklardır (İbrahim Suresi, 49),

– zincirlerle sürüklenecekler ve boyunlarına demirden halkalar geçirilecektir (Mümin Suresi, 71),

– başlarından aşağı kaynar su dökülecektir (Duhan Suresi, 48),

– katrandan giysiler giyeceklerdir (İbrahim Suresi, 50),

– elleri boyunlarına bağlı bir şekilde cehennemin sıkışık yerlerine atılacaklardır (Furkan Suresi, 13),

– cehennemin odunu ve yakıtı olarak kullanılacaklardır (Cin Suresi, 15, Al-i İmran Suresi, 10)

Burada sayılanlar cehennemdeki azabın çok az bir kısmıdır. Orada, dünyada bir insanın zihninde canlandıramayacağı kadar ağır azaplar mevcuttur. Yaşanan pişmanlıkla birlikte, Allah’ın insanın içine verdiği manevi azap ise sonsuza kadar oradaki insanların yüreklerini yakacaktır. Bu manevi azaba Kuran’da şöyle dikkat çekilir:

“Hutame”nin ne olduğunu sana bildiren nedir?   Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir. Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar. (Hümeze Suresi, 5-7)

Cennette tenâsül var mıdır?

[sscb]

Soru:

Cennette evlenme olacaksa çoğalma da olacak mı?

Cevap:

“Cennet ehlinin çocuğu olmaz, (orada doğum yoktur).” (Tirmizî)
Hadislere göre cennette evlilik olmasına rağmen çoğalma yoktur. Yani lezzet yeri olan cennette hamilelik, doğum ve çocuk yetiştirme meşakkati olmayacaktır.
Fakat bilindiği gibi çocuk sahibi olmak ve çocuk sevmek büyük bir lezzettir. Elbette Allah (cc) cennet ehlini bu lezzetten mahrum etmez. Bazı rivayetlere göre; dünyadakinden farklı olarak sıkıntısız bir şekilde çocuk sahibi olunabilecektir.

“Cennette mü’min, çocuk arzu ettiğinde; hamli, doğumu ve yaş alması bir anda oluverir.” (Tirmizî, İbn Mâce, Dârimî, İbn Hanbel) 

Ahirette hangi dili konuşacağız?

[sscb]

Soru:

Ahirette hangi dili konuşacağız? Sorgu melekleri bize hangi dilde soru soracaklar?

Cevap:

Peygamber Efendimiz (asm) Cennet dilinin Arapça olduğunu hadis-i şeriflerinde bildirmiştir:
“Arap kavmini üç şeyden dolayı seviniz. Ben Arabî’yim. Kur’ân Arabî’dir. Cennettekilerin lisanı da Arabî’dir”. (Hâkim, Taberânî, Beyhakî)
Diğer bir hadis-i şerifte ise, Arapça ile beraber Farsça’nın da cennet dili olduğu zikredilmiştir:
“Ehl-i cennetin lisanı Arabî ve Farisî’dir.” (Müsnedü’l-Firdevs)
Ahirette, Arapça bilmeyenler de Arapça konuşup anlayabilecekler. Dünyada kullandığımız dillerin farklı olması kabirde sorulan sualleri anlamamıza ve konuşmamıza mani olmaz. Çünküahiret âlemindeki işler, dünyadaki gibi sebeplere bağlı değildir. Mesela; dünyada bir dili konuşabilmek için belli bir zaman ve çaba harcayarak öğrenmek gerekiyor. Ahirette ise, bu sebeplerin hiçbirisine ihtiyaç duyulmadan Allah(cc)dilediği anda, O’nun istediği dili konuşabiliriz.
Allah’ın (cc) kudretine hiçbir şey zor değildir.

Ahirette hangi dili konuşacağız? adlı makalemizden bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz. 

Cennette herkes birbirini görebilecek mi?

[sscb]

Soru:

Cennette mertebeleri farklı olan kişiler birbirini görebilecek mi?

Cevap:

Cennette hiçbir şekilde üzüntü yoktur. Kul, cennet ehlinden kimi görmek isterse Allah’ın (cc) izniyle görüşebilecektir.

Hz. Ebu Zerr (ra) anlatıyor:
“Ey Allah’ın Resulü!” dedim. “Kişi, bir kavmi sever, fakat onların amelini işleyemezse, (sonu ne olacak)?”, “Ey Ebu Zerr” buyurdu, “Kişi sevdiğiyle beraberdir!”(Kütüb-i Sitte)
Bilindiği gibi cennetin sekiz tabakası vardır. Fakat tabakalarının farklı olması, insanların görüşmelerine mâni değildir. Hadis-i şerifte Allah’ın (cc) cennet ehline layık binekler ihsan edeceği buyrulmuştur.
“Cennet nimetlerinden biri de en iyi bineklerle, birbirlerini ziyaret etmeleridir. Cennette onlara terslemeyen, eğerli atlar getirilir. Bunların üzerinde Allah’ın dilediği yere kadar giderler.”(Tergib ve Terhip)
Cennette farklı mertebelerde olanlar birbirleriyle görüşebilecekler, aynı ortamlarda ve aynı sofralarda bulunabileceklerdir. Fakat aynı ortamda, aynı sofrada olmalarına rağmen dereceleri farklı olduğu için aynı lezzeti almayacaklardır. Mesela; şahane bir bahçe içindeki mükemmel bir ziyafete davet edilen ve bütün duyuları mükemmel işleyen bir insanla, az gören, az işiten ve az tat alan bir insanın aldığı lezzet aynı olmaz. Demek dünyada ne kadar günahtan uzak durulursa cennette kulun derecesi ve aldığı lezzetler o nispette yüksek olacaktır. 

Cehennemdeki sevdiğimiz birini özlersek ne olacak?

[sscb]

Soru:

Cehennemdeki sevdiklerimizi özlediğimizde Allah’ın (cc) onların suretinde melek göndereceği söyleniyor. Bu doğru mu?

Cevap:

•Sonsuz merhamet sahibi Allah (cc), cennetteki kulunu üzmemek için dilerse cehennemdeki sevdiğinin suretinde bir melek yaratabilir. Dilediğini yaratmaya Kâdir’dir.
•Veya cennetlik bir insana cehennemdeki sevdiğini hiç hatırlatmayabilir.
•Ya da cehennemlik olanın çirkin halini cennetlik kuluna göstererek ondan soğutur. Nitekim Buhari’nin rivayet ettiği bir hadiste; Azılı bir kâfir olan babasının Hz. İbrahim’e kıyamet günü bir sırtlan şeklinde gösterileceği anlatılmaktadır. Sebebi ise; ‘Hz. İbrahim’in ateşe giren babasına üzülmemesi için ondan soğumasını sağlamak’ şeklinde yorumlanmıştır. (Kütüb-i Sitte) 

Cennette hangi eşle birlikte olunacak?

[sscb]

Soru:

Dünyada birkaç kez nikahlanmış kimseler cennette hangi eşleriyle birlikte olacaklar?

Cevap:

Erkekler için cennette tek eş olmayacaktır. Dünyada birden fazla evlenmiş bile olsa herhangi birini seçmek zorunda kalmayacak. Birkaç evlilik yapmış kadınlar içinse; farklı rivayetler vardır:

Bir rivayete göre dünyada birden fazla evlenmiş olan bir kadın, cennette huyu en güzel olan eşini tercih edecek

Resulullah’ın zevcesi Ümmü Seleme anlatıyor:
“Ya Resulallah! Bizim kadınlarımızdan dünyada iki, üç ve dört kocaya varanlar var. Cennette bunların hangisi kocası olacak?” dedim. Resulullah (asm):
“Ümmü Seleme! O kadın evlendiği erkeklerden huyu en güzel olanı seçerek: ‘Onu bana eş kıl!’ diyecek. Ümmü Seleme! Huyu güzel olan hem dünyada, hem ahirette mutludur. İki âlemin de mutluluğuna kavuşur” buyurdu. (Tergib ve Terhib)

Diğer bir rivayete göre dünyada birden fazla evlilik yapmış olan bir kadın cennette son eşiyle birlikte olacaktır

Ümmü’d-Derda kocasının ölümünden sonra kendisiyle evlenmek isteyen Hz. Muaviye’ye; vefat eden eşi Ebu’d-Derda’nın: “Kadın cennette son kocasının olacaktır. Dolayısıyla benden sonra başkasıyla evlenme.” dediğini söylemiştir. (İmam Şa’ranî, Muhtasar-ı Tezkiretü’l-Kurtubî )
Bu rivayete göre ise; birden fazla evlilik yapan kadının son kocasıyla evleneceği anlaşılıyor. Son kocasıyla evlenmesi; huy cihetiyle birbirinden üstün olmayan eşleri arasında seçim yapamadığı zaman geçerli olabilir. 

Kabir azabını neden görmüyoruz?

[sscb]

Soru:

Kabirde bedene azap oluyorsa niçin görmüyoruz?

Cevap:

Dünyada maddi (topraktan) bir cisim vardır. Kabirde ise; berzah âlemine uygun bu bedenden başka temsilî bir beden verilecektir. Bu bedenin madde ile uzaktan yakından alâkası yoktur. Bir nevi topraktan olan cismin bir kopyası hükmündedir. Bahsedilen azap bu bedene olacaktır.
Kabirde azap çeken kimsenin hali, rüyadaki kimsenin haline benzer. Rüyasında yılanlar sokup acılar içinde kıvranırken, onu seyredenler hiçbir şey görmezler. Uyanık olanın görmemesi uykudakinin acısını hafifletmez.
Gerek bedenin gerekse ruhun kabirdeki azabı da; dünya âleminde değil, berzah âleminde olduğu için dünya gözüyle görülmez. Bizim berzah âlemini görmeyişimiz, kabirdekilerin azabının olmadığına delil olamaz.

Kabirdekilerin azabını gözle gören zatlar da vardır

Veliler ve peygamberler kabirdeki hali uyanık iken de -basiret gözüyle- görürler. Çünkü başkalarına rüya âleminde vaki olan haller, onlara uyanık iken vaki olur. (İmam-ı Gazâlî)

Herhangi bir insan da kabirdekilerin azabını rüyada görebilir

Uykuya dalınca insan bu dünyadaki şeylerin hakikatlerini görebiliyor (Mesela kendisine zarar verecek olan bir düşmanını, kişinin rüyada yılan olarak görmesi gibi…) Bunun gibi, insan uykudayken ölülerin kabirdeki ahvaline vâkıf olabilir. 

Ruhların hepsi Allah’a (cc) secde etti mi?

[sscb]

Ruhlar âleminde bazı ruhların secde ettiği bazısının da emre itaat etmeyip secde etmediği söyleniyor, bu doğru mu? Ruhlar daha dünyaya gelmeden bir imtihana mı tabi tutuluyorlar ki; bir kısmı asi bir kısmi muti oluyor?

Ruhlar âleminde bütün ruhlar Allah’a (cc) secde etmiştir. Bazı ruhların asi davranıp secde etmediği söylemleri doğru değildir. Ruhlar âleminde yaşanan bu hadise bir imtihan değil Allah’ın (cc) insanlardan almış olduğu sözdür. İnsan, dünyaya imtihan için gönderilmiştir. İmtihanını kaybedenler misakını (yeminini) bozmuş olanlardır.“Peygamber sizi Rabbinize iman etmeniz için davet ettiği halde, size ne oluyor ki Allah’a iman etmiyorsunuz? Halbuki (Allah, ruhlar âleminde sizden) sağlam sözünüzü almıştı; eğer (gerçek) mü’minler oldu iseniz (ahdinize uyun ve samimane iman edin)!” (Hadid, 8)“Hani Rabbin, Âdemoğullarının bellerlinden zürriyetlerini çıkarıp da onları kendilerine karşı şahit tutmuştu (ve buyurmuştu ki:) “(Ben) sizin rabbiniz değil miyim?” (Bütün ruhlar) kalû bela (dediler ki:) “(Evet! Sen bizim Rabb’imizsin) şahit olduk!” Ta ki kıyamet günü: “Doğrusu biz bundan habersiz kimselerdik!” demeyesiniz.” (Araf, 172)Ayetlerde bildirildiği üzere Cenab-ı Hak ruhlar âleminde: “Ben sizin Rabb’iniz değil miyim?” Diye sormuş. Onlar da “evet” diye cevap vermişlerdi. Allahü Teala şöyle buyurmuştu: Kıyamet günü biz bunu bilmedik” dememeniz için yedi göğü ve yedi arzı size şahit tutuyorum ve babanız Âdem’i size şahit kılıyorum. Hiç bir şeyi bana ortak koşmayın. Muhakkak ben, size ahdimi (yemin) ve misakımı hatırlatacak elçiler göndereceğim, kitaplarımı size indireceğim. Onlar da: Senin bizim Rabb’imiz ve İlahımız olduğuna şehadet ederiz. Bizim için senden başka Rab senden başka ilah yoktur, deyip o gün Allah’a itaat ettiklerini ikrar etmişlerdi. (İbn-i Kesîr)