Kategori arşivi: Meleklere İman

Meleklerin iradeleri var mı?

[sscb]

Meleklerin iradeleri var mıdır? Yoksa vazifelerini yapmak zorunda oldukları için mi yapıyorlar?

“Göklerde ve yerde kim varsa O’nun (kulu)dur. O’nun katında bulunan (melek)ler de O’na ibadet etmekte kibirlenmezler ve yorulmazlar. Gece gündüz usanmadan O’nu (cc) tesbih ederler.” (Enbiya, 19-20)Melekler akıl, şuur, his ve kabiliyetlere sahip olmakla birlikte iyi ve kötüyü birbirinden ayıran iradeye de sahiptirler.İrade taraflardan birini üstün görüp tercih etmektir. Bir şeyi yapmak veya yapmamak için olan arzu ve istektir.Fakat melekler irade sahibi olmalarına rağmen insanlardan farklı olarak nefisleri yoktur. Meleklerin her birinin sabit bir makamı ve belirlenmiş rütbeleri vardır. Nefsin kötü arzularıyla mücadele etmek zorunda kalmadıkları için makamlarında alçalma veya yükselme olmaz. Kendi iradelerinin seçimi olarak severek, hoşlanarak büyük bir lezzetle sadece Allah için vazifelerini yerine getirirler. Allah’ın razı olmadıklarına karşı bir istek bir lezzet duymazlar.Meleklerin akılları, hisleri nefis ve şeytanın etkisinden uzak olduğu için iradelerini bir şeyi yapmak için kullanacaklar ise Allah’ın istediği şeyde severek kullanırlar. Eğer iradelerini bir işi yapmamak için kullanacak olurlarsa o da yine Allah’ın istemediği, yasak ettiği emirlerini yapmamakta kullanırlar. Ve bundan çok büyük lezzet alırlar. Çünkü onların lezzetlerini aza indirecek nefis ve şeytan gibi sebepleri yoktur. 

Meleklerin iradeleri var mıdır?

[sscb]

Soru:

Meleklerin iradeleri var mıdır? Yoksa vazifelerini yapmak zorunda oldukları için mi yapıyorlar?

Cevap:

Meleklerin iradeleri vardır. Fakat nefisleri yoktur. Nefisleri olmadığı için de Allah’ın (cc) isteğinin dışında bir istekte bulunmazlar. Bu yüzden kendi iradeleriyle büyük bir lezzetle sadece Allah (cc) için vazifelerini yerine getirirler.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi almak için Meleklerin iradeleri var mı? adlı makalemize bakınız. 

Azrail (as) aynı anda bir çok ruhu nasıl alabiliyor?

[sscb]

Soru:

Azrail (as) kendisi bir tane iken aynı anda birçok ruhu nasıl alabiliyor?

Cevap:

Azrail (as) herkesin ruhunu aynı anda alabilir. Çünkü melekler nuranî oldukları için insanlar gibi tek bir surett e kayıtlı kalmazlar. Değişik suretlere girebilir, bir anda bir çok yerde bulunabilirler.
Mesela, cisimlerin aynadaki yansımaları sadece görüntülerinden ibarettir. Taşıdıkları özellikler aynadaki yansımalarında bulunmaz. Fakat ışık gibi lati f, ince ve şeff af maddeler aynadaki yansımaları ile
aynı hükme geçebilir. Aynalar vasıtasıyla bir çok yerde bütün özellikleriyle
bizzat bulunabilirler.
Vücutları nur ve nuranî olanmelekler de cam, su, hava ve esir gibi maddeleri ayna gibi kullanırlar. Vücutlarının nurlu olmasından dolayı, bu aynalar meleklerin bizzat kendilerini yansıtı rlar ve aynı anda binlerce yerde olmasını sağlarlar. Böylece bir melek, bir anda bin melek hükmüne geçer.
Azrail (as) da nuranî vücuduyla ve bu aynalar vasıtasıyla ölüm vakti gelen her bir canlının yanında bizzat bulunur ve bütün ruhları aynı anda kolaylıkla alabilir. 

Melek ve Melâike aynı anlamda mıdır?

[sscb]

Soru:

Melek ve Melâike kelimelerinin manası nedir?

Cevap:

Melek kelimesinin gramer yönünden incelenmesi
Melek kelimesinin hangi kelimeden türediği hususunda farklı ifadelere rastlamaktayız.
Bazı araştırıcılar melek kelimesinin “mülk” kelimesinden türemiş olduğunu söylerler. Kimileri de aslının kuvvet demek olan “mel’ek” kökünden türediğini söylemişler.

Melek kelimesinin vezinlere göre ifade ettiği manalar şunlardır:

Melekkelimesi feal vezninde “kuvvet sahibi” demektir. Mef’al vezninde de “elçilik (risalet)” manasına gelir. Mef’ûl vezninde de “elçi, ilâhî vasıtalar” demektir. Mekân ismi olduğunda “risalet yeri” manasına gelir.

Melâike kelimesinin manası

Meleğin risalet (elçilik) manasını gelen bir şeyle görevli ve idareci olanına melâike ismi verilmiştir. Çünkü bazı melekler Allah’ın resulleri, elçileridir. Peygamberlerine ve gönderdiği kullarına gönderir.
Melâike kelimesi, tekil ve çoğul olarak da kullanılmıştır. Feâile ve feâil vezninde “melâike” ve “melâik” diye çoğul yapılması kural dışı yoluyladır. 

Meleklerin kanatları var mıdır?

[sscb]

Soru:

Meleklerin söylendiği gibi kanatları var mıdır?

Cevap:

Memleketleri sema olan meleklerin nurlu vücutlarına münasip kanatları vardır. Peygamberimiz (asm), Cebrail’in (as) altı yüz kanadını gözleri ile görmüştür. Özellikle ilim öğrenenlere saygı için kanatlarını yere seren melekler bazı mübarek insanlarca görülmüştür.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi içinMeleklerin kanatları var mıdır? adlı makalemize bakabilirsiniz. 

Melekler neyden yaratılmıştır?

[sscb]

Soru:

İnsanlar topraktan yaratıldı. Melekler neyden yaratılmıştır?

Cevap:

Allah ruh ve şuur sahibi olan melekleri, hayat ve ruha çok daha yakın ve uygun olan esirden (maddeyi oluşturan en küçük yapıtaşı), nurdan, ışıktan, karanlıktan, havadan, sesten, kokudan, kelime ve manalardan, hatta elektrikten ve başka akıcı ve gözle görülemeyen maddelerden yaratmıştır.
Böyle maddelerden akıl ve şuur sahibi melekleri yaratmak Allah için elbette zor değildir.
Çünkü odun parçası gibi katı ve sert olan tohumlardan hayat sahibi, sulu sulu gıdalar, rengarenk çiçekler ve hoş kokulu nazik bitkiler yaratılıyor. Yine basit ve bulanık su olan nutfeden hayat, ruh ve şuur sahibi insanlar yaratılıyor.
İşte tohuma, toprağa ve bulanık suya hayat ile canlılık veren Allah, hayata ve ruha çok daha yakın ve uygun olan akıcı ve gözle görünmeyen bu maddelerden hayat sahibi melekleri elbette yaratabilir. 

Melekler insanların yeryüzünde fesat çıkaracağını nereden biliyordu?

[sscb]

Soru:

Hz. Adem (as) yaratılmadan önce melekler: “Yeryüzünde fesat çıkaracak bir ümmet mi yaratacaksın?” diye Allah’a sormuşlar… Melekler insanların bozguncu olacağını nereden biliyordu?

Cevap:

İnsanlardan önce yaratılmış olan cinler yeryüzünde fesat çıkartmışlardı

Melekler, yeryüzünde insanlardan önce yaşayan cinlerin haline kıyas ederek insanın da yeryüzünde fesat çıkaracağını söylediler.
Dahhak’ın Abdullah b. Abbas’tan naklettiği bir rivayete göre:

“Allah (cc) Hz. Âdemden önce cinleri yaratmıştı. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp, kan dök­ünce, İblisin başkanlığında özel bir kısım melekleri göndere­rek onlarla savaş yaptırmış ve onları mağlup ettirmiştir. Allah (cc) bu özel me­leklere, yeryüzünde bir halife yaratacağını beyan edince onlar da insanları cinlere kıyas ederek:
“Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yarata­caksın? diye sormuşlardı.”

İnsanda şehvet ve gazap hislerinin bulunması fesat çıkarmaya sebeptir

Melekler, insanoğlunun fıtratında bulunan; şehvet hissinden fesadın, gazap hissinden de kan dökmenin çıkacağını bildikleri için böyle söylemişlerdir.

Meleklere insanın yeryüzünde fesat çıkaracaklarını Allah’ın bildirdiği rivayet edilir

Buna dâir İbni Mes’ud ve sahabeden bazılarının rivayet ettiği farklı görüşler vardır. Bu görüşler şöyledir:
“Allah (cc), meleklere:
“Şüphesiz ki ben, yeryüzünde bir halîfe (insan) yaratıcıyım.” dediği zaman melekler:
“Ey Rabbimiz, bu halîfe ne olacak?” diye sordular. Allah (cc) da:
“Onun bir nesli olacak. Onlar yeryüzünde fesat çıkaracak,birbirlerine haset edecek ve birbirlerini öldürecekler.” buyurdu. Bunun üzerine melekler:
“Ey Rabbimiz orada fesat çıkarıp kanlar dökecek kimseler mi yaratacaksın?” dediler.”
Allah (cc), meleklere, yeryüzünde kalabalık halk bulunduğu zaman, orada fesat çıkaracaklarını ve kan dökeceklerini bildirmişti.
İbn Zeyd şöyle demiştir:
“Allah (cc) cehennemi yarattığı zaman, melekler çok korktular ve:
“Ey Rabbimiz, bu ateşi kimin için yarattın?” dediler. Allah (cc):
“Mahlûkatımdan bana asi olanlar için.” cevabını verdi. Hâlbuki o günde meleklerden başka mahlûkat yoktu ve yeryüzünde de hiçbir yaratık bulunmuyordu. Allah (cc):
“Şüphesiz ki ben, yeryüzünde bir halîfe (insan) yaratıcıyım dediği zaman melekler günahın onlardan çıkacağını anladılar.”
Levh-i Mahfuza kıyamet gününe kadar olacak şeyler yazıldığından,melekler de Levh-i Mahfuza bakarak öğrenmişlerdir.” (Fahrettin-i Razî,Tefsir-i Kebir Mefâtihul Gayb) 

Melekleri neden göremiyoruz?

[sscb]

Melekleri neden gözlerimizle göremiyoruz?

İnsan melekleri göremediği gibi aklını ve ruhunu da göremez fakat olduklarından da şüphe etmez.Bizim gözlerimiz cismi olan varlıkları görebilecek şekilde sınırlı. Fakat var olanlar sadece gördüklerimizden ibaret değildir. Materyalist düşünceye sahip insanlar varlık âlemini maddeden ibaret zannetmekteler. Oysa varlık mertebelerinin en asılsızı, en zayıfı, en düşüğü maddedir. Bu yüzdendir ki her an çürümeğe, dağılmaya, değişmeye ve yok olmaya mahkûmdur. Ve maddeye ancak hayat ve ruh girmesiyle varlık derecesi yükselir, kıymetlenir.Mesela insanda “asıl” olan beden değil ruhtur. Çünkü ruh olmadıktan sonra beden, gözü olsa bile göremez, kulağı olsa da işitemez, dili söyleyemez.Melekler de ruhlu varlıklardır, cisimleri yoktur. Ruhlarıyla düşünürler, severler, ibadet ederler, Allah’ı zikrederler. Vücutları insanlarınki gibi havada uçamayan, denizin dibinde kalamayan, karada bir ceylan gibi koşamayan vücutlar değildir. Belki nur gibi her yere nüfuz edebilen harika vücutları vardır. Nur ve nur gibi latif şeyler ne kadar nurlu olursa o kadar da ince ve gizli şeylerin içine girebilirler. Mesela röntgen, nötrino ve şua bu hakikate birer misaldirler.Demek ki melekler nur gibi latif, ışık, ses, kelime, güzel kokular gibi hoş maddelerden yaratılmış olmakla beraber, gözlerimiz de onları görebilecek nitelikte var edilmemiştir. 

Cinler dünyaya insanlardan önce mi geldi?

[sscb]

Soru:

Cinler mi insanlardan yoksa insanlar mı cinlerden önce yaratılmışlardır?

Cevap:

Cinler Hz. Âdem’den, yani insanoğlundan önce yaratılmışlardır. Kur’ân bu hususu anlatırken:
“Biz insanı kara çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce, zehirli ateşten yaratmıştık.” (Hicr: 15/ 26, 27) demek suretiyle ifade eder.
Bazı âlimler: “Allah cinleri Âdemin yaratılmasından iki bin yıl önce yaratmıştır. Meleklerin gökyüzünde yaşadıkları gibi cinlerin de yeryüzünde yaşadıklarını” söylemişlerdir.
Taberi Tefsiri’nde de yeryüzünde insanlardan önce cinlerin yaratılmış olduklarını şöyle anlatılır:
“Abdullah b. Abbas’tan nakledilen bir görüşe göre, Hz. Âdem daha önce yeryüzünde yaşayan ve orada bozgunculuk çıkardıkları için yok edilen cinlerin yerine yeryüzünde Halife olarak yaratılmıştır.”
Dehhak, Abdullah b. Abbas´ın şunları söylediğini rivayet etmiştir:
“Yeryüzünde ilk yaşayan cinlerdi. Onlar ora­da bozgunculuk çıkardılar, kan döktüler ve birbirlerini öldürdüler. Bunun üzeri­ne Allah (c.c) onlara, meleklerden meydana gelen bir ordusuyla birlikte İblis’i gön­derdi. İblis, beraberinde bulunanlarla birlikte cinlere karşı savaştı. Onları adala­ra ve dağların başlarına kaçmaya zorladı. Sonra Allah (cc) Âdem’i yarattı. Onu yeryüzünde Cinlerin yerine getirdi.”
Bediüzzaman Hazretleri İşarat’ül İcaz tefsirinde;
“Ben yeryüzünde kendime bir halife yaratacağım” (Bakara, 2/30) ayetindeki “halife” tabirini açıklarken: Dünyanın, insanların hayatına elverişli şartlara sahip olmazdan evvel yeryüzünde idrakli yani düşünen mahlûkların bulunmuş olduğunu ve o idrak sahibi mahlûkların, cinlerin bir çeşidi olduğunu; yaptıkları fesattan dolayı insanlar ile değiştirildiklerini söylemiştir.