Kategori arşivi: Muhtelif Konular

Mağfiret Ayı Olan Ramazan-ı Şerif’in Faziletleri

[sscb]

Soru:

Ramazan ayının fazilet ve hususiyetleri nelerdir?

Cevap:

Ramazan ayı “ayların efendisi”dir
“Ayların efendisi Ramazan ayıdır. Hürmet bakımından en büyükleri ise Zilhicce’dir” (Beyhaki)
Ramazan ayı “ümmetin ayı”dır
“Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan ümmetimin ayıdır” (Ebu’l-Feth bin el-Favaris)
“Şüphesiz ki, Ramazan ayı ümmetimin ayıdır. İçlerinden hastalananlar olur, onu ziyaret ederler. Bir Müslüman yalan söylemeden ve gıybet yapmadan oruç tutar, iftarını helal rızıkla yapar, farzları gözetip karanlıkta yatsı ve sabah namazına (camilere) giderse yılanın derisini değiştirip çıktığı gibi günahlardan kurtulup çıkar.” (İbn Hıbban)
Recep ayı “Allah’ın ayı” olduğu gibi Ramazan ayı için de “Allah’ın ayı” denilmiştir.
Ramazan ayı “Kur’ân ayı”dır
“(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki; insanlara doğru yolu göstermek ve hidayet ile Furkan’dan (Hak ile batılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere Kur’ân onda indirilmiştir.” (Bakara, 185)
Diğer semavî kitaplar da Ramazan ayında indirilmiştir.
Ramazan ayının “başında rahmet, ortasında af, sonunda cehennemden azad vardır”
“Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluştur” (İbn-i Ebi’d-Dünya)
Ramazan-ı Şerif’in ilk orucu, o güne kadar olan geçmiş günahları affettirir
“Ramazan’ın ilk gecesi olunca, göğün kapıları açılır, Ramazan’ın son gecesi oluncaya kadar hiçbir kapısı kapanmaz. Ramazan ayı içerisinde bir gecede, herhangi bir kul namaz kılarsa, şüphesiz ki, Allah (cc) onun her secdesine bin beş yüz sevap yazar ve onun için cennette kırmızı yakuttan bir köşk yapar. Bu köşkün altmış bin kapısı vardır. Her kapısında kırmızı yakutla süslenmiş altından bir köşk vardır. Ramazan’ın ilk orucunu tutunca o güne kadar olan geçmiş günahları bağışlanır ve her gün sabah namazından akşama kadar yetmiş bin melek ona istiğfar ederler. Ramazan ayı içerisinde gece veya gündüz yapmış olduğu her secde için ona, gölgesinde atlı bir yolcunun beşyüz sene gidebileceği büyüklükte bir ağaç verilir.” (Beyhakî)

Kim Ramazan ayını ihya ederse, geçmiş günahları affolunur

“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan ayının gecelerini ibadetle ihya ederse geçmiş günahları affolunur.” (Buhari)
“Beş vakit namaz (birbirine), bir cuma namazı diğer cuma namazına, bir Ramazan ayı diğer Ramazan ayına hep kefarettir. Büyük günah irtikabedilmedikçe (işlenmedikçe)aralarındaki günahları affettirir.” (Müslim, Tirmizi)
“Sizi şahit tutuyorum ki, onların hepsini bağışladım”
“Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah (cc) yarattıklarına rahmet nazarıyla bakar. Hangi kula Allah (cc) rahmet nazarıyla bakarsa, ona ebedi olarak azap etmez. Ramazan ayının her gününde cehenneme gitmeyi hak eden bir milyon kişiyi Allah (cc) cehennemden kurtarır. Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olunca bir ayda cehennemden kurtardığı kadarını daha kurtarır. Bayram gecesi olunca melekler dalgalanır ve Cebbar olan Allah (cc) hiçbir kimsenin vasfedemeyeceği şekilde nuru ile tecelli eder ve ertesi gün bayram yapacak olan meleklere şöyle seslenir:
“Ey melekler topluluğu! İşini tam yapan işçinin ücreti nedir?” Melekler:
“Ücreti tam verilir.” derler. Bunun üzerine Allah (cc) :
“Sizi şahit tutuyorum ki, onların hepsini bağışladım.” (Esbehani)
Ramazan ayında “cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır”
Ramazan’ın ilk gecesi olunca şeytanlar ve cinlerin isyan edenleri kösteklenir. Cehennemin kapıları kapatılır. Hiçbir kapısı açık bırakılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiç biri kapalı bırakılmaz. Biri şöyle seslenir:
“Ey hayır peşinde koşan! Hayrı çoğalt. Ey şer peşinde koşan! Kötülüğü terk et. Allah (cc), cehennemlikleri cehennemden azat eder.” (Buhari, Müslim)
“Allah (cc) Ramazan’ın her gün ve gecesinde cehennemi hak eden bir takım kimseleri bağışlar. Bir de Ramazan’ın her gün ve gecesinde her Müslümanın kabul olacak bir duası vardır” (Bezzar)
Ramazan ayında “Cennet Ramazan ayına mahsus bir şekilde süslendirilir”
Ebu Mesud El-gıfari (ra) der ki:
Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu işittim:
“İnsanlar Ramazan ayının ne olduğunu bilseydi, ümmetim bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederdi”
Huzaaa kabilesinden bir adam:
“Ya Resulallah! Bize anlat” dedi. Resulullah (asm):
“Cennet bir sene boyunca Ramazan için süslenir. Ramazan’ın ilk günü olunca, arşın altından bir rüzgâr eser, Cennetin ağaçlarının yaprağı sallanır. Cennetteki huriler buna bakıp: ‘Ey Rabbimiz! Bize bu ayda kullarından bizi görmekten mutluluk duyacak ve bizim de kendilerini görmekten mutluluk duyacağımız kocalar ver’ derler. Resulullah (asm) buyurmuştur ki:
“Ramazan’da bir gün oruç tutan her kula, inciden yapılmış çadırlar içerisinde huriden bir eş verilecektir. Nitekim Allah-ü Teala ‘Çadırlar içinde ceylan gözlü huriler vardır’ (Rahman, 72) buyurmuştur” (Beyhaki)
Ramazan ayıda hususen her gecesinde “dualar kabul olunur”
“Ramazanda Allah’ı zikreden bağışlanır ve Allahtan isteyenin isteği geri çevrilmez.”
(Taberani, Beyhaki, İsbehani)
“Aziz Celil Allah, Ramazan ayının her gecesinde üç kere şöyle buyurur:
“Hiçbir dilekte bulunan yok mu ki, onun dilediğini vereyim? Hiç tövbe eden yok mu ki, onun tövbesini kabul edeyim? Hiç günahının bağışlanmasını isteyen yok mu ki; onu bağışlayayım? Yokluk bilmeyen zenginden, zulmetmeyen vefalıdan kim borç etmek ister?”
Daha sonra şöyle devam etti:
“Aziz Celil Allah, Ramazan ayı günlerinin her iftar saatinde, bir milyon kişiyi cehennemden azad eder ki; bunların hemen hepsi de azabı hak etmiştir…” (Beyhaki)
Ramazan ayı aylar arasında vücut içinde“kalp”gibidir.
Ramazan ayı insanlar arasında“peygamberler”gibidir.
Ramazan ayı beldeler arasında“Harem-i Şerif”gibidir.
Ramazan ayı, oruç tutanlara“şefaatçi”dir. 

“Ramazan” ne demektir?

[sscb]

Soru:

Ramazan ayına “Ramazan” isminin verilmesinin hikmeti nedir?

Cevap:

Ramazan “yanmak” demektir
“Ramaz” kelimesi güneşin sıcaklığının şiddetinden gayet kızmasıdır ki böyle pek kızgın yere “ramda” denir. “Ramazan” “ramda” mastarından “yanmak” manasına gelir. Yani kızgın yerde yalın ayak yürümekle yanmak demektir.
Bu aya “Ramazan” denmesinin bir sebebi; bu ayın günahları yaktığıdır.
Bu ayda açlık, susuzluk hararetinden ıstırap çekilir. Veyahut oruç hararetinden günahlar yakılır. (Elmalılı Hamdi Yazır)
Ramazan “yağmur” demektir
Yaz sonunda güz mevsiminin başlangıcında yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına gelen “Ramadiyu” masdarından gelir. Bu yağmur yeryüzünü yıkadığı gibi şehr-i Ramazan da ehl-i imanı günahlardan yıkayıp kalplerini temizlediği için bu isim ile isimlendirilmiştir. (Elmalılı Hamdi Yazır)
Ramazan, “Allah’ın isimlerinden” olduğu da rivayet edilmiştir
Enes Bin Malik; Resulullah (asm) Efendimiz’in şöyle buyurduğunu anlatmıştır:
“Sadece ‘Ramazan’ demeyiniz. Allah-ü Teala nasıl şehr-i Ramazan (Ramazan ayı) buyurmuş ise.. siz de öyle deyiniz.” (Buhari)
Allah’ın isimlerinden olduğu için âlimler “Şehr-i Ramazan” denilmesini gerekli görmüşlerdir. İmam Muhammed’e göre ise “Şehr-i Ramazan” değil de sadece “Ramazan” denilmesi tenzihen mekruhtur.
Recep ayına “Allah’ın ayı” denildiği gibi Ramazan ayı için de “Allah’ın ayı” denilmiştir. 

Ramazan’da Yapılması Gereken İbadetler

[sscb]

Ramazan ayında Ramazan orucunun dışında yapılması faziletli olan ibadetler nelerdir?

Ramazan ayında okunan Kur’ân’ın her bir harfine binler sevap yazılır

Ramazan ayı “Kur’ân ayı”dır. Diğer semavî kitaplar da Ramazan ayında indirilmiştir.

Her bir Kur’ân harfine normal vakitte on sevap varken Ramazan-ı şerifte binler sevap verilir.

Her Ramazan ayına Cebrail (as) Kur’ân’ı baştan sonra okur Efendimiz (asm) dinlerdi. Sonra da Peygamber Efendimiz mescidde sahabelere okur Hz. Cebrail de yanında bulunurdu. Bu hadiseye “arda” denilirdi.

“Teravih namazı”nı kılan günahlardan temizlenir

“Allah(cc) Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de gece ibadetini (teravih namazını) sünnet kıldım. Kim, faziletine inanarak ve alacağı mükâfatı Allah’dan (cc) umarak orucunu tutup, gece ibadetini yaparsa, anasından doğduğu gün gibi günahlarından kurtulur” (Nesai)

“Ramazan ayının ilk gecesinde; sema kapıları ve cennet kapıları açılır. Bu açılış, ta son gecesine kadar devam eder; kapanmaz. İster kadın olsun, ister erkek; Ramazan ayının gecelerinden birinde kıldığı namazın (teravihin) her secdesi için bin yedi yüz sevap yazılır. Onun için cennette bir saray yapılır ki; kırmızı yakuttandır, her kapının dahi kırmızı yakut işlemeli iki kanadı vardır…” (Gunyet-üt Talibin)

“Resulullah ve Hz. Ebu Bekir devrinde teravihler ferdi olarak kılınmış ve durum Hz. Ömer’in hilafetinin başlarına kadar bu minval üzere devam etmiştir. Hz. Ömer’in emriyle teravihler Übey İbnu Kab’ın imamlığında cemaatle kılınmaya başlanmıştır. Bu sebeple teravih namazının cemaat ile kılınmasına “Hz. Ömer’in sünneti” denilmiştir.” (Kütüb-i Sitte)

Ramazan ayında tutulan oruç beraberinde edilen istiğfar sorgusuz sualsiz cennete gitmeye vesiledir

Kab nakleder ki: “Kim ramazan ayını oruçlu geçirirde, kendi nefsine Ramazandan sonra Allah’a isyan etmeyeceğine dair söz verirse sorgusuz ve sualsiz Cennet’e girer.” (Hadislerle Kur’ân-ı Kerim Tefsiri İbn Kesir 15)

Ramazan ayının gecelerini özellikle de son on gecesini ihya etmek geçmiş günahların affına vesiledir

“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan ayının gecelerini ibadetle ihya ederse geçmiş günahları affolunur.” (Buhari)

Hz. Aişe (ra) anlatıyor: “ Resulullah (asm) Ramazan ayında diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazan ayının son on gününde ise çok daha şiddetli bir gayrete geçerdi. Son on günde geceyi ihya eder, ailesini de (gecenin ihyası için) uyandırırdı, izarını da bağlardı” (Buhari, Müslim)İzarın bağlanması: Âlimler bununla, Resulullah’ın son on günde hanımlarını terk etmiş olduğunun kinaye edildiğini belirtirler.

Ramazan ayının cumaları Ramazan ayının diğer aylara olan üstünlüğü gibidir

Cabir’den (ra) rivayetle:

“Ramazan ayındaki Cuma gününün diğer Cumalardan üstünlüğü, Ramazan ayınındiğer aylara olan üstünlüğü gibidir.” (Deylemi)

“Kur’ân-ı Hakîm’in nass-ı hadîs ile herbir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte herbir harfin, on değil bin ve Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cum’alarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadir’de otuzbin hasene sayılır. Evet herbir harfi otuzbin bâki meyveler veren Kur’ân-ı Hakîm, öyle bir nuranî şecere-i tûbâ hükmüne geçiyor ki; milyonlarla o bâki meyveleri, Ramazan-ı Şerif’te mü’minlere kazandırır” (Mektubat)

İtikâf’a girmek iki hacc ve iki umre sevabı kazandırır

“Kim Allah’ın rızasını talep ederek bir gün itikâfa girerse Allah u Teala onunla ateş arasını doğu ile batı arasındaki mesafeden daha büyük üç hendek ile ayırır” (Taberani, Beyhaki)

Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: “Hz. Peygamber (asm) her Ramazan ayında on gün itikâfa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün itikâfa girdi” (Buhari, Ebu Davud)

İbnu Abbas (ra) anlatıyor:Resulullah (asm) mutekif (itikâf yapan) hakkında: “O, günahları hapseder ve bütün hayırları işlemiş gibi ona hayırlar kazandırılır” buyurdular. (kütüb-i sitte)

“İtikâfta olan kimse günahları defeder ve kendisine bütün sevapları yapıyormuş gibi ecir verilir” (Ramuz)

“Ramazan ayının son on gününü itikâfta geçiren kişi iki hac ve iki umre yapmış gibi olur” (Beyhaki)

İtikâfa girmek isteyen kimsenin, Ramazan ayının son on gününde itikâf yapması söylenmiştir.

Ramazan ayında Umre yapmak sevap bakımından hacca denktir

“Ramazan ayında yapılan bir umre, sevap bakımından bir hacca denktir.” (Tirmizi)

“Kim Ramazan ayına Mekke’de yetişir de oruç tutar ve kolayına geldiği şekilde teravih namazını kılarsa, Allah (cc) ona o Ramazan ayının dışında yüz bin Ramazan ayı sevabını yazar ve her günü için bir köle azat etmiş kadar sevap yazar. Her gecesi için de bir köle azat etmiş kadar sevap yazar. Her gün Allah (cc) yolunda bir at yükü miktarınca tasadduk etmiş kadar sevap alır. Her gün sevap ve her gece sevap..” (İbn Mace)

“Medine’de geçirilen bir Ramazan ayı, onun dışında ki yerlerde geçirilen bin Ramazan ayından daha hayırlıdır. Medine’de geçirilen bir Cuma, onun dışında geçirilen bin Cuma’dan daha hayırlıdır.” (Taberani)

“Mekke’de geçirilen bir Ramazan ayı, Mekke’den başka bir yerde geçirilen bin Ramazan ayından daha faziletlidir” (Bezzar)

Ramazan ayında oruçluya su veren mahşerde susamayacaktır

“Ramazan ayında kim bir oruçluya su verirse, Allah(cc)’da ona havzımdan öyle bir şerbet verir ki, artık cennete girinceye kadar hiç susamaz.” (Beyhaki)

Ramazan ayında Oruçlulara iftar verenle, Cebrail (as) musafaha eder

Ebu’ş -Şeyh İbn Hıbban’ın bir rivayetinde Rasulullah (asm) şöyle buyurmuştur:

“Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan’ın bütün gecelerinde melekler ona dua eder ve kadir gecesinde Cebrail (as) onunla musafaha eder (tokalaşır) Cebrail (as) kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır. Ravi der ki:- Ya Resulallah! Oruçluyu iftar ettirecek bir şeyi yoksa ne yapacak? Bana bildir. dediğimde:- Bir avuç yiyecek de kafidir. buyurdu. Ben:- Bir lokma ekmek de bulamazsa? deyince:- Birazcık su ile karıştırılmış süt ikram eder. buyurdu. Ben:- Yanında o da yoksa? deyince:- Bir içim su” buyurdu. (Beyhaki)

“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksiltme olmaz.” (Tirmizi)

Ramazan ayında verilen sadaka en faziletli sadaka hükmündedir

Hz. Enes’den (ra) rivayetle:

“En faziletli sadaka, Ramazan ayında verilendir.” (Selim’ür Razi) 

“Ramazan-ı Şerif’in kıymetini takdir etmemek!”

[sscb]

Ramazan-ı Şerif’i, kıymetini takdir etmeyerek geçiren kimse ne kaybeder?

“Kim Ramazan’a erişir de bağışlanmazsa, Allah (cc) onu (ilahi rahmetinden) uzaklaştırsın”

Hasan (ra) şöyle anlattı: “Resulullah (asm) minbere çıktı. Birinci basamağa çıkınca ‘amin’ dedi. Sonra ikinci basamağa çıktı, ‘amin’ dedi. Sonra da üçüncü basamağa çıkınca yine ‘amin’ dedi. Daha sonra şöyle dedi: Bana Cebrail (as) gelip:

“Ya Muhammed! Kim Ramazan’a erişir de bağışlanmazsa, Allah (cc) onu (ilahi rahmetinden) uzaklaştırsın.” dedi. Ben de ‘amin’ dedim. Sonra Cebrail (as):”Kim ana-babasına veya onlardan birisine yetişir de cehenneme girerse, Allah (cc) onu (ilahi rahmetinden) uzaklaştırsın.” buyurdu. Ben de ‘amin’ dedim. Sonra yine Cebrail (as):”Sen kimin yanında anılırsın da üzerine salâvat getirmezse, Allah (cc) onu (ilahi rahmetten) uzaklaştırsın.” dedi. Ben de ‘amin’ dedim.” (İbn Hıbban)

Özürsüz olarak Ramazan orucunu terk etmek İslam’ın esaslarını inkâr etmek hükmündedir

“Kim özürsüz, hastalıksız bir gün ramazan orucunu açarsa bütün ömrü boyunca oruç tutsa onun yerini tutamaz.” (Tirmizi, Nesei, Ebu Davud, İbn Mace, İbn Huzeyme)

“İslam’ın kulpları (tutunulacak esasları) ve dinin temelleri üçtür, İslam bunlar üzerine bina edilmiştir. Kim bunlardan birini terk ederse, onu inkâr etmiştir. Kanı helal olur. Bunlar:

1. Allah’dan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet getirmek,2. Beş vakit namaz,3. Ramazan orucu” (Ebu Ya’la)

 

Ramazanın kıymetini takdir etmeyenler bu ayda ki muhteşem ticaretten mahrum kalır

Ramazan-ı Şerif’te ibadetlerin sevabı bire bindir. Mesela Kur’ân-ı Hakim’in bir harfine bin, Ayet-el Kürsi gibi ayetlerin her bir harfine binler, Cuma günleri daha fazla ve Kadir gecesinde otuz bin sevap verilir. Böylece, Kur’ân-ı Hakim Ramazan’da, müminlere milyonlar baki meyveler kazandırır. Ramazan-ı Şerif’in kıymetini takdir etmeyenler bu sevaplardan mahrum kalır.

“Ramazanın sıyamı dünyada ahiret için ziraat ve ticaret etmeye gelen nev-i insanın kazancına baktığı cihetteki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Ramazan-ı Şerifte sevab-ı amel bire bindir. Kur’ân-ı Hâkim’in nass-ı hadis ile her bir harfinin on sevabı var. On hasene sayılır. On meyve-i cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte her bir harfin on değil bin ve ayet-el kürsi gibi ayetlerin her bir harfi binler ve ramazanı şerifin cumalarında daha ziyadedir. Ve leyle-i kadirde otuz bin hasene sayılır. Evet, her bir harfi otuz bin baki meyveler veren Kur’ân-ı Hâkim öyle bir nurani şecere-i tuba hükmüne geçiyor ki milyonlarla o baki meyveleri ramazan-ı şerifte müminlere kazandırır. İşte gel bu kutsi, ebedi karlı ticarete bak, seyret ve düşünki bu hurufatın kıymetini takdir etmeyenler ne derece hadsiz bir hasarette olduğunu anla.” (29.mektubun 2. Kısmı.7. nükte) 

Efendimiz’in (asm) Ramazan’la İlgili Hutbesi’nden

[sscb]

Şaban ayında verdiği bir hutbede Peygamber Efendimiz (asm) Ramazan ayının kıymetini nasıl anlattı?

Hz. Selman (ra) anlatıyor:

Resululah (asm) bir Şaban ayının son gününde bize hitap ederek şöyle buyurdu:

•Ey İnsanlar! Sizi büyük ve mübarek bir ay gölgeledi.

•Ramazan ayı içerisinde bir gece vardır ki, bin aydan hayırlıdır.

•Ramazan ayı, öyle bir aydır ki, Allah (cc) gündüz orucunu farz, gece ibadetini nafile kıldı.

•Ramazan ayı içerisinde bir hayır işleyen, diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olur.

•Ramazan ayında bir farz işleyen, diğer aylarda yetmiş bin farz işlemiş gibi olur.

•Ramazan ayı sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise cennettir.

•Ramazan ayı yardımlaşma ayıdır.

•Ramazan ayında mü’minin rızkı bereketlendirilir.

•Ramazan ayında kim bir oruçluyu iftar ettirirse, bu günahlarının bağışlanmasına, cehennemden azat olmasına sebep olur ve oruçlunun sevabından hiçbir şey eksiltilmeksizin onun sevabı kadar sevap alır. Ashap:”Ya Resulullah! Hepimiz oruçluyu iftar ettirecek bir şey bulamıyoruz.” dediklerinde, şöyle buyurdu:”Allah (cc) bu sevabı oruçluyu bir hurma ile veya bir içim su, yahut bir yudum süt ile iftar ettirene de verir.”•Ramazan ayı öyle bir aydır ki, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluştur.•Ramazan ayında hizmetçisinin yükünü hafifleteni, Allah (cc) bağışlar ve cehennemden kurtarır.•Ramazan ayında şu dört şeyi çok yapınız. Bunlardan ikisini yapmakla Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisini yapmaktan da müstağni sayılmazsınız.Rabbinizi razı edeceğiniz iki haslet şunlardır:1. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadet getirmek,2. Allah’ı anıp istiğfar etmek,

Müstağni olmadığınız iki haslete gelince:1. Allah’tan cenneti istersiniz,2. Cehennemden O’na sığınırsınız.

•Ramazan ayında kim bir oruçluya su verirse, Allah’ta ona havzımdan öyle bir şerbet verir ki, artık cennete girinceye kadar hiç susamaz. (Beyhaki) 

Ramazan ayında Hz. Muhammed’in (asm) ümmetine verilen hediyeler…

[sscb]

Soru:

Hz. Muhammed’in (asm) ümmetine Ramazan ayında ne gibi hediyeler verilmiştir?

Cevap:

Ramazan ayında “Hz. Muhammed’in (asm) ümmetine ilahi beş hediye verilmiştir”
“Ümmetime Ramazan ayında beş şey verilmiştir ki, bunlar benden önceki hiçbir peygambere verilmemiştir:
1. Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah (cc) ümmetime rahmet bakışıyla bakar. Allah (cc) her kime (rahmet bakışıyla) bakarsa, ona ebedi olarak azap etmez.
2. Akşamladıklarında ağızlarının kokusu Allah (cc) katında misk kokusundan daha güzeldir.
3. Melekler her gün ve her gece onlara istiğfar ederler, bağışlanmalarını dilerler.
4. Allah (cc) cennetine emredip “Kullarım için hazırlanıp süslen. Onların dünya meşakkatlerinden kurtulup, benim yurduma ve ihsanıma istirahat için gelmeleri yaklaştı.” buyurur.
5. Gecenin sonu olunca, Allah (cc) hepsini bağışlar.
Orada bulunanlardan biri:
“O gece Kadir gecesi midir?” deyince:
“Hayır, çalışanları görmüyor musun? Onlar çalışıp işlerini bitirince kendilerine ücretleri tam olarak ödenir.” buyurdu.(Beyhaki) 

İtikaf nedir?

[sscb]

Soru:

İtikaf nedir?

Cevap:

İtikaf lûgatta; bir şeye devam etmek manasındadır.
Istılahatta (ilmi tabirlerde) ise; hususen Ramazan’ın son on gününde bir Müslüman’ın dışarıyla ilgisini keserek Allah’ın rızasını kazanmak düşüncesiyle belli adap çerçevesinde mescitte kalmasına itikaf denir. Bu nafile bir ibadettir. Sadece nezr (adak adamak) suretiyle vacip olur. İtikaf hem Kur’ân’da, hem de sünnette var olan bir ibadettir. 

İtikafa ne zaman girilmelidir?

[sscb]

Soru:

İtikafa ne zaman girilmelidir? İtikaf sadece Ramazan-ı Şerif’e mahsus bir ibadet midir?

Cevap:

İtikaf, hususen “Ramazan’ın son on gününde” yapılmalıdır

Hz. Aişe’nin rivayet ettiğine göre:

“Resulullah (asm), vefat edene kadar Ramazan’ın son on gününde itikafa girerdi. Sonra vefatının ardından hanımları itikafa girmeye devam ettiler.” (Buhari, Cem’ul-Fevaid)

İtikaf, “senenin her ayında” yapılabilir

Ramazan’dan başka bir zamanda ibadet niyeti ile bir mescitte bir müddet yapılan itikaf da müstahab (işlenmesinde sevabı çok,işlenmediği takdirde günah ve mesuliyeti olmayan ameller)dır. (Büyük İslam İlmihali)
Vacip ve sünnet olan itikafların dışında itikafa girmek müstehabdır. Bunun belirli bir vakti yoktur. Hatta mescide giren kimse, çıkıncaya kadar itikafa niyet ederse, orada kaldığı sürece itikafta sayılır.

Peygamber Efendimiz (asm) “Şevval ayında” da itikafa girmiştir

Bir rivayette şöyle denir:
“Resulullah (asm) her Ramazan’da itikafa girerdi. Akşam namazını kılar kılmaz itikaf mahalline gelirdi.”
Râvi der ki:
“Bir gün Hz. Aişe (ra) de itikaf için izin istedi, Resulullah (asm) izin verdi. Mescidin içinde itikaf için bir çadır kuruldu. Bunu Hafza validemiz (ra) işitti. Onun için de bir çadır kuruldu. Arkadan Zeynep (ra) validemiz için de bir çadır kuruldu. Sabah olup da Resulullah (asm) hücresinden çıkınca dört çadır kurulduğunu görür ve “Bunlar da ne?” diye sorar. Durum haber verilince: “Onları bu işe sevkeden şey nedir, Allah’ın rızasını kazandıracak bir amel düşüncesi mi? Hayır! Derhal kaldırın, gözüm görmesin!” emretti. Çadırlar kaldırıldı. O Ramazan Resulullah da (asm) itikafı terk etti. Şevval’in son onunda itikafa girdi.”
Bir diğer rivayette şöyle denir:
“Resulullah (asm) çadırların kaldırılmasını emretti. Derhal yıkıldılar. O yıl itikafa girmeyi Ramazan’da terk etti, Şevval ayının ilk onunda yerine getirdi.” (Kütüb-i Sitte)
Bir başka rivayette:
“Şevval’in yirmisinde” ifadesi geçmektedir. (Ebu Dâvud)

Peygamber Efendimiz (asm) vefat ettiği yıl “Ramazan’ın son yirmi gününde” itikafa girmiştir

Enes bin Malik der ki:
“Peygamber (asm) Ramazan’ın son on gününde itikafa girerdi, bir sene itikafa girmedi; bir yıl sonra yirmi gün itikaf yaptı.” (Tirmizi, Cem’ul-Fevaid) 

İtikafın Şartları

[sscb]

Soru:

İtikafın şartları nelerdir?

Cevap:

İtikafa niyet edilmelidir

İtikafın sahih olması için niyet şarttır. Bu, Hanefilerle Hanbelîlere göre şarttır. Malikilerle Şafiler bu görüşe muhalefet etmişlerdir. (Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı)

İtikafa giren kişinin Müslüman olması şarttır

Kâfirin itikafa girmesi sahih olmaz.

İtikafta ergenlik çağına gelmiş olmak şart değildir

İtikafta ergenlik çağına gelmiş olmak şart değildir. Bu nedenle mümeyyiz (iyi ve kötüyü ayıran) bir çocuğun itikafı da geçerlidir. (İslam İlmihali-M.Asım Köksal)

İtikafa giren bir Müslüman temiz olmalıdır

İtikaf yapan Müslüman, âkil (akıllı) ve temiz olmalıdır. Onun için Müslüman olmayanın, delinin, cünübün, hayız ile nifastan temiz bulunmayanın itikafı olmaz.
Gayr-i müslim ibadete, mecnun da niyete ehil değildir. Temiz olmayanların da mescitlere girmesi yasaktır.
İtikafın sahih olması için cünüplükten, hayız ve nifas halinden temiz bulunmalıdır. Bu şart Şafiîlerle Hanbelîlere göredir. Malikîlerle Hanefîler buna muhaliftirler. (Büyük İslam İlmihali)

İtikaf yapan oruçlu olmalıdır

Vâcip olan bir itikafta, itikaf yapan oruçlu bulunmalıdır. Bu halde orucun yanılarak bozulması itikafa zarar vermez. Diğer itikaflar için oruç şart değildir. Çünkü onlar için bir müddet yoktur. Öyle ki camiden bir iki saat içinde çıkıncaya kadar itikafa niyet edilmesi de sahihtir. (Şafiîlere göre, vacip bir itikafta da oruç şart değildir.) (Büyük İslam İlmihali)

Kadın kocasının izni olmadan itikaf yapamaz

İtikaf için buluğ, erkeklik, hürriyet şart değildir. Buna göre akıllı olan çocuğun, kadının, kölenin itikafları sahihtir. Şu kadar var ki, kadının itikafı kocasının ve kölenin itikafı da efendisinin iznine bağlıdır. İsterse bunlar itikafı nezretmiş (adak adamak) olsunlar, hüküm aynıdır. İzin bulunmayınca kadın, nezretmiş olduğu itikafı kocasından ayrıldıktan sonra, köle de azad edildikten sonra kaza eder. (Büyük İslam İlmihali)

Zevcesine itikaf için izin veren bir kimse sözünden dönemez

Bir kimse, itikaf için zevcesine izin verse bundan dönemez, artık engellenmesi doğru olmaz. Efendi ise, kölesine verdiği izinden dönebilir.
Mükâteb (sözleşmeli) bir köle ise, efendisinin izni olmasa da, itikafta bulunabilir. Çünkü kısmen hürriyetine sahiptir. (Büyük İslam İlmihali)

İtikafta dışarı çıkmamak gerektir

Hz. Aişe der ki:
“İtikaf yapan kişiye sünnet olan şey hasta ziyaretine gitmemesi, cenazeye katılmaması, kadına dokunmaması, kadınla ilişkiye geçmemesi ve çok önemli bir ihtiyaç dışında hiç dışarı çıkmamasıdır. İtikaf ancak oruçla olur. Ayrıca cemaatle namaz kılınan mescitte itikaf yapabilir.” (Ebu Davud-Cem’ul Fevaid)

Resulullah (asm) zorunlu olmadıkça mescitten ayrılmazdı

“Resulullah (asm) eve zorunlu bir ihtiyaç dışında gitmezdi.” (Müslim)