CİSMİ GÖRMEK İÇİN CİSME BAKMAYA GEREK YOK…


CİSMİ GÖRMEK İÇİN CİSME BAKMAYA GEREK YOK, CİSMİ GÖRMEK İÇİN SADECE ONA ÇARPAN IŞININ GÖZE GELMESİ YETERLİ…
. Işık kaynağından çıkan ışık ışınlarının saydam ortamlarda hareket ederek herhangi bir yüzeye çarpıp geldiği ortama geri dönmesine yansıma denir. Yansıma olayında ışığın hiçbir özelliği (rengi, hızı, frekansı) değişmez. Sadece hareket yönü değişir…

• Cisimlerin görülebilmesi için ya ışık kaynağı olması ya da ışık kaynağı tarafından aydınlatılmış olması gerekir ve cisimlerden çıkan ışınların göze gelmesi gerekir. Cisimlerin görülebilmesi için cisme bakmaya gerek yoktur. Sadece ışınların göze gelmesi gerekir.
• Cisimlerin görülmesinde ışık cisimden çıkıp göze gelir. Gözden çıkıp cisimlere çarparak görme olayı gerçekleşmez.
• Karanlık bir ortam boşluksa ve ışığı yansıtacak kütle yoksa, bu ortama düşürülen ışık ışınları görülmez yani ortam aydınlanmaz. Bunun nedeni, ışığın yansımasını sağlayacak yoğunluğun bulunmamasıdır. Karanlık ortamda çeşitli cisimler varken maddesel ortam durumu oluşturulur ve bu cisimler görünür. Bunun nedeni, cisimlerin ışığı yansıtarak göze gelmesini sağlamasıdır.
• Yansıyan ışık demetinin daha iyi gözlenmesi için ışığın yansıdığı ortam unla veya tebeşir tozuyla tozlu hale getirilmesi gerek.
• Güneş ışınları bütün uzaya ulaştığı halde bu ışınlar ancak ay veya diğer gezegenler gibi gök cisimlerine çarpınca fark edilir. Çarpmadığı sürece insan gözü uzayda ışık görmez. Güneş ve diğer yıldızların yaydığı ışınlar görünmezken sadece kendileri ve ışınlarının çarptığı cisimler üzerindeki parlaklıkları görülür.
• Ay, ışık kaynağı olmadığı halde Güneş’ten aldığı ışığı yansıtarak Dünya’ya ulaştırdığı için görünür.
• Sisli havalarda araba farları yanınca (açısı genişleyen) ışık demeti görülür. Bunun nedeni, su damlacıklarından oluşan sisin, araba farından çıkan ışık ışınlarını geri yansıtmasıdır.
• Yağmurun ardından Güneş ışığı görünür hale gelir. Bunun nedeni, Güneş ışınlarının yağmurun ardından su damlacıklarından ya da toz zerreciklerinden yansıyarak göze gelmesidir.
• Açık renkli cisimler ve parlak yüzeyler, üzerine düşen ışığın büyük bir kısmını yansıtırlar. Koyu renkli cisimler ve mat yüzeyler, üzerine düşen ışığın büyük bir kısmını soğurur, az kısmını yansıtırlar. Işık kaynağından gelen ışınları hiç yansıtmayan cisimler siyah görünürler.
• Gece sokağa çıkıldığında açık renkli kıyafetler giyilmesinin nedeni daha iyi görülmek içindir.
• Gece ıslak asfalt yolda araba kullanmak, karşıdan gelen araçların lambalarından çıkan ışık ışınlarını göze yansıtacağı için daha zordur. Asfalt pürüzlü yüzey olup normalde dağınık yansıma yapmasına rağmen, ıslak asfalt düzgün düzey gibi davranarak düzgün yansımaya neden olur.
• Sayfaları parlak kâğıtlı kitabı okumak, üzerine düşen ışınlar düzgün yansımaya uğrayacağı ve göze fazla ışık geleceği için daha zordur. Saman kâğıtlı kitapta dağınık yansıma sonucu ışınlar her yöne gider ve göze fazla ışık gelmesi engellenir.

Eğer ışık olmasaydı, tüm evren kapkaranlığın içine gömülür, hiçbir şeyin rengi olmazdı, her şey görünmez olurdu. Gözlerimiz ve beynimiz ancak ışığa tepki verip görecek şekilde tasarlanmıştır. Aslında gören gözlerimiz değil, gözlerimiz yalnızca nesnelerin yansıttığı ışığın elektrik sinyallerini beyne iletir, görme de böylelikle beynin içinde oluşur. Yani başka deyişle aslında beynimizin, yani bizim dışımızdaki dünya kapkaranlık, orada renk ve görüntü yok. Görüntü gözümüze çarpıp, beyne ulaşan elektrik sinyalleri (ışık) sayesinde mümkün olmakta… Beyin de o elektrik sinyallerini yorumlayarak tüm gördüğümüz bu muhteşem görüntüleri oluşturmaktadır…

 

 

 

———————-
“Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir.” [Kaf Suresi, 22.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir