– Genomda Yeni Keşif Bilim Dünyasını Yine Şaşırttı: Genetik Yapımız Sanılandan 10 Kat Daha Farklıymış !

Bu keşif, insan genomunu (insanın genetik formülünü) inceleyen bilim insanlarını şaşırttı. Şimdiye kadar, insanların genetik şifresini oluşturan anahtar yapının aynı, insanlar arasındaki çeşitliliğin nedeninin, bireyin genom “harflerinin” sıralamasındaki farklar olduğuna inanılıyordu. Şimdi bu farklılıkların çoğunun, sadece DNA’daki harf diziliş farkından kesinlikle olmadığı, insan genomunu oluşturan bazı anahtar genlerin çoklu kopyaların arasındaki farklarından da kaynaklandığı anlaşıldı.

Başka deyişle, bulgular, daha önce inanıldığı gibi, insanlığın %99,9’unun özdeş olması yerine, en azından birbirlerinden 10 kat daha farklı olduğu anlamına geliyor.

Yani bizler anne karnında gelişirken, anne-babamızdan aldığımız birer gen anahtarı kopyası yerine, birçok kez çoğalıp artan genlere sahibiz ve daha da ilginç olanı bu “çoklu kopya sayıları” insandan insana farklılık gösteriyor.

Bu büyük keşif, İnsan genomu anlayışımıza karmaşıklığın ekstra bir katmanını ilave etmesine rağmen, keşif çocukluk hastalıklarından bunamaya kadar değişen durumların yeni içgörüsünü ve tıbbi tedavisine götürebilir.

İnsan genomunda 30.000 gen var, bunlar DNA kodunun yaklaşık 3 milyar “harfi”nden oluşuyor. Bilim insanları, bu çalışmaya katılan 270 insanda bu genlerin %10’dan fazlasının sayısının katlandığını buldular. Neden bazı genlerin kopyalandığını, bazılarının kopyalanmadığını bilmiyorlar.

Şimdiye dek, insan genomunun veya “yaşam kitabının” herkes için geniş ölçüde aynı olduğu kabul ediliyordu. Bazı sözcüklerde birkaç telaffuz farkı haricinde. Bunun yerine, bulgular kitabın herhangi bir rakamı defalarca tekrarlayan bütün cümleleri, paragrafları, hatta tüm sayfaları içerdiğini öne sürüyor.

İnsan genomunun sıralamasındaki üç milyar harfi deşifre etmek bir zamanlar Ay’a gitmeye benzetilirdi. Bilim insanları şimdi genomun “ay manzarasının” umduklarından çok daha farklı olduğunu görüyorlar.

Cambridge Üniversitesi’ndeki Wellcome Trust Sanger Enstitüsü’nde proje liderlerinden biri olan Matthew Hurles, BULGULARIN HER BİRİMİZİN DNA’mızın TÜM BÖLÜMLERİNİN KAZANIMLARININ VE KAYIPLARININ EŞSİZ MODELLERİNE SAHİP OLDUĞUMUZU GÖSTERDİĞİNİ SÖYLEDİ.”

Bilim insanları daha önce bazı bireylerde genlerin “kopya sayısı”nda belirlemişti, ancak şimdi keşfedilen varyasyonun ölçeği çok daha dramatik.

Bu büyük araştırmaya İngiltere’nin Sanger Enstitüsü dahil ABD ve Avrupa’dan 13 araştırma merkezinden bilim insanları katıldı. Araştırma; ‘Nature’, ‘Nature Genetics’ ve ‘Genome Research’ dergilerinde yayınlandı… üç öncü bilimsel dergide aynı zamanda yayınlanan bulgular önde giden bilim insanları tarafından zemin sarsıcı olarak tanımlandı…

—-
“Onları biz yarattık ve bağlarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiştiririz.” [İnsan-Dehr Suresi, 28.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir