GERÇEK SEVGİLER …

“Sevgililer Günü” dense de, aslında SEVGİ’nin özel günü yoktur. Gerçek Sevgi günlere sığamayacak kadar sınırsızdır, çünkü kaynağı sınırsız ve sonsuz. Gerçek sevgiler günlerle ölçülemeyecek kadar büyük, sınırı çizilemeyecek kadar geniş..

Sevginin içinde Aşk, Aşkın içinde Sevgi var ve o Aşk gerçek Aşk’tır ki kaynağı İlahi sevgiden alır, içinde kendini Yaratan’ın, O’nun parçasını taşır ve bununla saf, katkısız, hesapsız olur..

Sevgiyi, Aşkı en güzel kılan da budur. Aşkı gönüllerimize koyandan bir parça taşımak ve O’na duyulan sevgiden ötürü Sevgili ve Aşık olmak. İçinde inanç, iman olmayan sevginin direği yoktur, kendini taşıyacak iskeleti yok, sabırsızdır, tahammülsüzdür öyle sevgi, zaten öyle olanın adı da sevgi olmaz ya hani.

Her şeyden önce, Sevgi, Yaratılışın, varoluşumuzun mutlak nedenlerinden biridir. İnsanın ve tüm canlılığın fıtratında vardır sevmek, en katı, en zalim insanlar bile bir noktada sevgiye tutunmak istemişlerdir ve sevgiyi hiç kimse hiçbir zaman tümüyle elinin tersiyle itememiştir.

Bir çiçeğe bile baktığımız zaman içimiz ısınır ve severiz, değil ki sevgiliye bakıldığında, onun sesi duyulduğunda ruhun kıpraşmasıyla duyulan o Aşk. Değil ki annenin evlat sevgisi, değil ki ana-baba sevgisi..

Sevgi, Aşk.. yalnızca şarkılarda hatırlanan, sadece dillerde terennüm edilen bir sözcük değildir, o öyle bir histir ki, kalbe ve hayata aktarılan derin bir duygu.. yani gerçek olan sevgi budur işte. Çünkü hayatın içindeki hangi kareye baksanız, evrende, dünyada, canlılıkta.. herşeyin bir sevgi temeli üzerine yaratıldığını görürsünüz. İnsan da doğduğu andan itibaren sevgiye muhtaç olarak yaşar ve sevgi göremeyen insan, ruhu körelmiş katı bir varlık olarak yetişir.

Gerçek Aşkta bir başlangıç noktası olsa da, son noktası yok. Gerçek sevgi yalnızca sözüklerle değil, davranışlarla da belli eder kendini, çünkü seven insanın tüm benliği, aklı, zihni ve ruhu aşk ile kaplanmış olur, ama bu aşk kör değil, tam aksine akıllı aşktır, nurludur, ışıklıdır, nerede ne yapacağını bilen bir aşk ve sevginin ahlakı ile kör teslimiyeti birbirinden ayırmasını çok iyi bilen bir aşk…

Evet, sevginin ahlakı var ! Kandırmayan, artniyetsiz, hesap etmeyen, aldatmayan bir sevgi ahlaklıdır, paktır, sağlamdır, zamana bağlı değildir. En önemlisi, duyulan sevginin kaynağını bilerek onu bahşeden Allah’tan ötürü duyulan sevgi en erdemlisir. Saygıyla, sadakatle, bağlılıkla duyulan Aşk…

İçinde merhamet, şefkat, fedakarlık var, emek var, en ufacık düşünceden büyük hayallere kadar herşeyi paylaşıp bir yaşamak var. Tek kalpte atan iki can, hayatın yolunda uyumlu ve sağlam adımlar atan iki sevgili, umut edip sonsuz ve derin bir imanla aşkların Aşkına teslim olmuş iki Ruh…

————————-
“İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için BİR SEVGİ kılacaktır.“ [Meryem Suresi, 96.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir