Gözle Sağlanan OPTİK AKIŞ Nedir ? Olmasaydı Ne olurdu ?

Çoğu zaman gece uykumuzdan uyanıp bir bardak su içmek için mutfağa gitmeye çalıştığımızda yönümüzü karıştırabiliriz. Tökezleriz, kapıya çarparız ya da tamamen yanlış bir istikamete doğru ilerleriz. Bunun nedeni, gözlerimizin karanlıkta bir hareket algılayamıyor olmasıdır. Göz görmeye devam eder, kör değildir ve sağlıklıdır ancak iletecek bir bilgi ve hareket yoktur.

“Körebe” isimli çocuk oyununu hepimiz duymuşuzdur. Bu oyunda, ebe olarak seçilen kişinin gözleri sıkıca bağlanır ve kendi etrafında birkaç tur döndürdükten sonra arkadaşlarını yakalaması istenir. Gözleri sıkıca bağlı olan kişinin gözleri görmeye devam etse de, gözleri bağlanmadan önce yüzünün dönük olduğu istikameti bulamaz. Gözünde bir rahatsızlık yoktur, ancak gözden beyne iletilen bilgi akışı kesilmiştir.

İşte, gözün ayak hareketlerimiz ile olan bu bağlantısı bilim adamlarının dikkatini çekmiş ve araştırma yapmaya yöneltmiştir. Brown Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı çeşitli deneyler yapmış ve gözlerimizin algıladığı hareketin beyin aracıığıyla ayaklarımızı yönlendirdiğini keşfetmişlerdir.

OPTİK AKIŞ ismi verilen bu görsel bilgi akışı, bir nesnenin hareketine bakarak mesafeleri algılamamızı sağlamaktadır.

Beynimizden bize, sürekli olarak bir bilgi akışı gelmektedir. Bir arabanın ne yöne doğru hareket ettiğine bakarak adımlarımızı atarız. Ya da yürürken kendimize uzakta bir nesne seçer, ona odaklanır ve yönümüzü ona olan yakınlığımıza ve de uzaklığımıza göre belirleriz. Yürürken bir an için bile gözlerimizi kaparsak, yanlamasına ve ya çaprazlamasına yürümeye başlar yön duygumuzu hemen kaybederiz. Kısacası, yön duygumuz, tamamen odaklandığımız nesnelerin hareketine bağlıdır.

Eğer etrafımızdaki dünya hareket etmeseydi ve 3 boyutlu olarak algılanmasaydı, yönümüzü bulmamız çok zor olacak, mesafeleri ve istikametleri doğru tahmin edemeyecek ve bu nedenle hayatımızı idame ettiremeyecektik. Gelen bir arabanın uzaklığını ya da yönünü tespit edemeyecek, hatta yaklaştığını mı yoksa uzaklaştığını mı bile söyleyemeyecektik. Bu yüzden OPTİK AKIŞ sisteminin gözümüzün içinde var olması çok önemlidir.

└►İşte bu noktada düşünmek gerekir, gözlerin içinde hız ölçer, mesafe ölçer bir cihaz mı var ? Bilgiyi doğru bir şekilde beyne aktarmayı nasıl bilir, yanlışlık etmeden ? Beyin kendi içinde gözden gelen bilgiyle tüm o görüntüleri nasıl yaratır ? Saliseler içinde tüm bilgi ve görüntüleri tanıyıp, etiketleyip nasıl yorumlar ve bedene komuta eder ? YA PEKİ BİLGİYİ YORUMLAYAN GERÇEKTEN BEYİN MİDİR ?
“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.” [Haşr Suresi, 24.ayet]

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir