Mululuk uzakta değil

İnsanın belki de nerede olduğu değil, nasıl ve ne ile mutlu olduğu önemlidir. Safça ve çocukça bir ağacın gölgesi, bir kedinin sevimliliği, yaz yağmuru yüzümüzü güldürebiliyorsa, mutlu olmak için çok şey mi gerekli ?

Modern şehrin karmaşasına, talepleri gittikçe artan tüketim kültürüne ruhlarımızı kaptırıp daha azla yetinebilirken, nefsimizi artık ne maddi ne manevi doyuramıyorsak ? Bu çabalama arasında açan bir gülü, kuşların sesini, dalgaların güzelliğini farkedemez hale geliyorsak ?

Çocukluğumuzu ve o dönemin saf halini sanki asırlar öncesindeymiş gibi çok ama çok gerilerde bıraktıysak ve o gönül saflığı yalnızca hatıralardan ibaretse ? Mutlu olmak için çok mu şey gerekli ?

Mutluluğu belki yanlış yerlerde arıyor, gönülleri belki de yanlış değerlerle doyurmaya çalışıyoruz… Çok ihtiyaç duyduğumuz şeyin aslında sevgiden başka bir şey olmadığının farkındalığını yitiriyor… Gerçek sevgiyi unutuyor, unutuyor, unutuyoruz.. İnsanı insan yapan, insanı değerli kılan ruhunda taşıdığı ince duygulardır oysa ki…

Birini kırmaktan korkmak, sevgisizlikten kalmaktan çekinmek, yalnızlığı sevmemek, duyarlı olmak, fedakar olmak, hassas olmak… hepsinin temelinde sevgi dolu bir yürek var. Sevgi dolu bir yürekse aslında her canlının içinde doğuştan var. Çünkü dünya ve insanlar sevgi üzerine kurulmuş, yaratılmıştır..

***
“Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” (Tîn Suresi, 4.ayet)
_

Not: Fotoğraflar için Endonezyalı sanatçı Rarindra Prakarsa’ya teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir