RADYASYONUN NE KADARI HASAR VERİCİ ve ÖLDÜRÜCÜ ?

• Radyasyon “sievert” birimi kullanılarak ölçülüyor ve bu insan dokularınca emilen miktarı belirliyor.
• 1000 mikrosievert, 1 millisievert ediyor.
• 1000 millisievert, 1 sievert ediyor.
• Büyük bir megapol şehirde havadaki normal kabul edilen radyasyon düzeyi 0,1 mikrosievert ve biraz üstüdür.
• Bir diş röntgeni çekilirken alınan radyasyon 10 mikrosievert.
• Uçuş rotasına göre, 40 bin feet yükseklikteki bir uçuş saatte 3 ila 9 mikrosievert radyasyona yol açıyor.
• Genel olarak bir insan bir yılda hava ve topraktan 1 ila 10 millisievert radyasyon alıyor.
• Tüm vücudun bilgisayarlı tomografisi 20-30 millisievert, tek bir organın tomografisi ise 10 millisievertten az radyasyon veriyor.

>> ABD Çevre Koruma Kurumu’na göre millisievert birimiyle, farklı radyasyon seviyeleri ve bunların insan sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri ise şöyle:

• 50-100 millisievert radyasyona maruz kalmak, kanın kimyasını değiştiriyor.
• 500 millisievert: saatler içinde bulantıya yol açıyor.
• 700 millisievert: kusma.
• 750 millisievert: 2-3 haftada saç dökülmesi.
• 900 millisievert: ishal.
• 1000 millisievert: kanama.
• 4000 millisievert: tedavi uygulanmazsa, 2 ay içinde muhtemel ölüm.
• 10.000 millisievert: bağırsaklarda tahribat, iç kanama ve 1-2 haftada ölüm.
• 20.000 millisievert: merkez sinir sisteminde tahribat ve dakikalar içinde bilinç kaybı. Saatler ve günler içinde ölüm.

X ışınları, ultraviyole ışınlar, görülebilen ışınlar, kızıl ötesi ışınlar, mikro dalgalar, radyo dalgaları ve manyetik alanlar, elektromanyetik spektrumun parçalarıdır. Elektromanyetik parçaları, frekans ve dalga boyları ile tanımlanır. Ultraviyole ve X ışınları çok yüksek frekanslarda olduğundan, elektromanyetik parçalar kimyasal bağları kırabilecek enerjiye sahiptir. Bu bağların kırılması iyonlaşma diye tanımlanır.

İyonlaşabilen elektromanyetik radyasyonları, hücrenin genetik materyali olan DNA’yı parçalayabilecek kadar enerji taşımaktadır. DNA’nın zarar görmesi ise hücreleri öldürmektedir. Bunun sonucunda doku zarar görür. DNA’da çok az bir zedelenme, kansere yol açabilecek kalıcı değişikliklere sebep olur. Dolayısıyla ölümcüldür.

Radyasyonun zararları genellikle zamanla ortaya çıkan bir etki olup, ani etki atom bombalarının yol açtığı ölümler ve yüksek radyasyondaki yanmalar şeklinde kendini göstermektedir. Nükleer santraldeki patlama ve radyasyonun sızması ani ölüme de yol açmakla beraber asıl etkisi orta ve uzun vadede çıkar. İnsanlarda genetik tahribata neden olup, nesilden nesile aktarılmaktadır.

Geçmişte yapılan nükleer silah denemelerinden ve Çernobil örneğindeki patlmadan dolayı, radyoaktif maddelerle yüklenmiş toz bulutları, atmosferin yüksek tabakalarına ve stratosfere yerleşerek, radyoaktif yağışlar halinde yavaş yavaş yeryüzüne inmekte ve çevrenin, özellikle yüzeysel suların kirlenmesine sebep olmaktadır. Çevre sorunları sınır tanımaksızın artmakta ve çeşitli kirleticiler kilometrelerce uzaklara taşınarak etki gösterebilmektedir.

>>> Şu anda Japonya’daki Fukuşima santralinde en son ölçülen radyasyonun 1000 millisieverte ulaştığı bildiriliyor…

——
De ki: “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir.” Azab size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez. Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azab apansız size gelip çatmadan evvel. [Zumer Suresi, 53-55.ayetler]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir