RUHUN PENCERESİNDEN RENGARENK DÜNYA…

Dünyada her şey renk renktir, renkli görür gözümüz.. yeşil ağaçlar, suların maviliği, zümrüt yeşilinde dalgalar, al kırmızı günbatımı olur, sapsarı buğday tarlalar. Bir de gözün değil, ruhun gördüğü renkler vardır, uçan martının kanatlarında özgürlüğün beyazını görmek, kedinin bakışının yemyeşilinde sevgiye olan ihtiyacı görmek gibi…

Gündoğumunda suların karanlığında bir balıkçı teknesini gördüğünde balıkla gelen bereketi, sevinci. Asma bağlarının mor tanelerinde aylar süren emeği, bulut bulut gözkyüzünün maviliğinde O’nun kudretini… bunu farkedebilmek mühimdir… yalnız gözle değil, ruhla görebilmek…


“Allah’ın gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece biz onunla, renkleri değişik olan meyveler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı, renkleri değişik ve siyah yollar (kıldık).” [Fatır, 27.ayet]

“Dünya hayatının misali şöyledir: Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluvermiştir. Düşünen bir kavim için âyetlerimizi işte böyle açıklarız.” [Yunus, 24.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir