Sonsuzluğun yankısı ve en güzel manzaralar

Kâinata konuk olarak gönderilen insana kâinattaki yerinin güzel olması gerektiği bildirilmiştir. İnsan cemalperestlik ve güzellik sevdası hisleriyle dolu olduğundan kâinattaki güzelliği fark edebilir bir özellik taşımaktadır.

Sahiller sınır çizer daima güzelliğe. Güzellik, ölümsüz duyguları, öteleri terennüm etmek ister. İlk kez söylenmek, ilk kez yazılmak, ilk kez bestelenmek; güzelliğin hiç değişmeyen çığlığıdır. Her şey ilk kez yazılır, söylenir, bestelenir; ama bin yıllara uzanan yolculuğumuz bize değişmezliğin saf şiirini taşır durur.

Günlük yaşantının alışılmışlığını, ülfet perdesini yırttığımız oranda kâinatın esrarlı güzelliği bizi hayret ve hayranlık derinliklerine çeker. Bu derinliklerin cazibesine kapılabilmek için ne akademik bir kariyer gerekir, ne de çok fazla bilgi. Yeter ki bir çocuk bakışıyla, önyargısız bir yaklaşımla, gönül saflığıyla bakabilsin insan, her şeye, cemalî ve celalî güzelliklerin derûnundan kopardığı çiçeklerle süslesin hayatını.

Diğer yaratılmışların güzel sanatlar alanında eser verememelerinin sırrı da burada yatmaktadır. Onlar yalnızca kendilerine ilham edileni yapmakla yükümlüdür. İnsan ise hem kendindeki cevheri, güzeli arama ve güzele yönelme özünü, hem de varlıklardaki güzelliği keşfetme iştiyakını ve söylemini “yakalamak” zorundadır. Ne ki güzelliklerin ayine olduğunu, sermedî güzelliklerin yansıması, yani sonsuzluğun yankısı olduğunu hiçbir zaman unutmamalı insan bu iklimde.

Eşyada tecelli eden estetiğe kayıtsız kalan insan, hakiki güzellikten yoksundur. İnsanın yaptığı sanatı, eşyada tecelli eden sanattan daha yüksek gören kimse de müthiş bir yanılgı içindedir.

Gökgürültüsündeki, buluttaki, kıştaki, soğuktaki, gurbetteki, ölümdeki, musibetlerdeki hikmet güzelliklerini de görebilmelidir insan. Evini, masasını, yazısını, öyküsünü, romanını, resmini, hattını, ebrusunu, şiirini, bestesini, giyimini, yürüyüşünü, iletişimini güzelleştirebilmelidir aynı zamanda. Her estetik, aslında aşkın olan’a çağrıdır. Sonsuzluğunun yankısı olarak nitelendirdiğimiz estetik, bizi aşkın güzelliği görmeye davet etmekte, bize sonsuzluğu imlemektedir…

***
“O da demişti ki: “Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim.” [Sad Suresi, 32.ayet]
_

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir