Etiket arşivi: Hacca Gitmek

Hacca gitmek için ihtiyar mı olmak lazımdır?

[sscb]

Soru:

Hacca gitmek için ihtiyar olmak mı gerekir? Hac ibadeti hemen eda mı edilmelidir?

Cevap:

Hacca gitmek için acele edilmelidir

Hacca gitmek için acele edilmelidir. Çünkü Peygamberimiz (asm) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlar:
“Hac yapmak isteyen acele davransın. Zira sizden hiç kimsenin başına ne gelecek bilinmez. Hastalanacak mı, fakir mi düşecek?” (Ebu Davud, Menâsik)
Müçtehitlerin ekserisi bu hadisi içtihatlarında esas tutarak, kendilerine hac farz olan kimselerin aynı sene hacca gitmelerinin lüzumuna vurgu yapmışlardır.
Peygamberimiz (asm) hacca gitmenin ölçüsünü “Azık ve binek” olarak tarif etmiştir. Azık ve binek ise hacca gidebilecek yol imkânının ve orada lâzım olacak yiyecek içecek ve diğer ihtiyaçların teminidir.
Bunlara muvaffak olanların hiç geciktirmeden, hemen o sene hacca gitmelerini emretmiş. Hatta öyle ki haccın evlilikten önce olduğunu tebliğ ederek hacca gitmeleri farz olan kimselerin önce hac yapmaları gerektiğini söylemiş. Çünkü hac farz, evlilik ise sünnettir.
Peygamberimiz (asm) şu hadîs-i şerifleriyle de imkânı olduğu halde hacca gitmemenin veya haccı geciktirmenin ne kadar büyük bir vebali olduğunu bizlere ders veriyor:
“Kim kendisini Beytullah’a ulaştıracak kadar azık ve bineğe sahip olduğu halde haccetmemişse onun Yahudi veya Hıristiyan olarak ölmesi arasında fark yoktur.” Zira Allah (cc) Kitabında “Oraya yol bulabilen insana Allah için Kâbe’yi haccetmesi gerekir”. (Âl-i İmran, 97) buyurmuştur.” (Tirmizi)
Peygamberimiz (asm) başka bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur. Allah (cc) buyurdu ki:
“Bedenine sağlık verdiğim, rızkını bollaştırdığım bir kul bu durumunda üzerinden 5 sene geçtiği halde Kâbe’yi ziyaret etmeye gelmezse rahmet ve lütfumdan mahrum kalır.” (Tergib ve Terhib)
Allah’a iman ve Allah yolunda cihattan sonra en faziletli bir amel olan hac ibadetini yapmak için çocuklara birer iş kurup, onları evlendirip işleri yoluna koyup ellisini geçmiş olmak gerekmiyor. Bizler lâyemut değiliz. Demirden, polattan bir vücudumuz da yok. Kolay dağılabilir, etten ve kemikten müteşekkil bir vücuda sahibiz. Bu dünyada ebedi kalacak da değiliz. Yarına çıkacağımıza elimizde bir senedimiz de yoktur. Şair:
“Dün geçti, yarına çıkan var mı? Gençliğe de güvenmem ölenler hep ihtiyar mı?” demiştir.
Onun için ölüm gelmeden imkânımız varsa hac ibadetimizi eda edelim.
Erteleyenler helâk olmuştur. 

Üzerinde kul hakkı olan bir kişi hacca gidebilir mi?

[sscb]

Soru:

Kendi kardeşinin hakkını yiyerek üzerinde kul hakkı olan bir kişi hacca gidebilir mi?

Cevap:

Kabul Olunmuş Haccın Şartlarından Biri de Temiz Para ile Hacca Gitmektir
Kul hakkı ise: İnsanın ödenebilme imkânı olan bütün hakları ödemesi ya da sahiplerinden helâllik alması gerekir.
Bilindiği gibi, kabul olunmuş bir hac, insanın kul hakkı dışındaki bütün günahlarının silinmesine yetiyor, insan günah yönünden dünyaya adeta yeniden geliyor. Ama bunun için asgari şu beş şarta riayet etmesi gerekiyor:
1) Hacca son derece halis bir niyetle, yani sadece Allah için gidiyor olmak. Adeta Allah’ı ziyarete gidiyor gibi O’nun dışındaki her şeyi gözünden çıkarmak.
2) Tertemiz (tayyib) bir para ile hacca gitmek.
3) Üzerindeki kul haklarını ödemek ya da helallik almak, Allah’a olan namaz ve oruç gibi borçlarını da kaza etmek ya da kaza etmeye kesin karar verip başlamak.
4) Hac boyunca boş ve çirkin söz, niyet ve davranışlardan (rafes ve fusîk) uzak durmak.
5) Haccı diğer zahir ve batın şartlarına uygun olarak tamamlamak.
İşte böyle bir haccın, bütün günahları sildikten sonra insana kazandıracağı sevabın miktarını da ancak Allah bilir.
Bu şartlarda ne derece eksiklik olursa haccın sevabında da o derece azalma olur.
Hatta bazılarının hacları, farziyeti üzerlerinden düşürmekten başka bir işe yaramaz.
Bazılarının ki ise bunu bile yapamayıp sahibine günah dahi kazandırır.
Bununla beraber İmam Gazalî şu tavsiyede de bulunmuştur:
“Haram ya da şüpheli malla hacca giden, hiç olmazsa yiyeceğinin tertemiz helalden olmasına çaba göstersin. Bunu bütün hac süresi boyunca yapamazsa ihrama girdiği andan çıkacağı ana kadarki sürede yapmaya çalışsın. Onu da başaramazsa Arafe günü için yapmaya uğraşsın. Bunu da yapamazsa böyle bir malla hac yapmak zorunda kaldığı için her an korku üzüntü ve pişmanlık duysun, umulur ki, rahmet nazarları Arafat’da ona da çevrilir.” (İrşad-üs Sari) 
Kaynak: Fetvalarla Çağdaş Hayat