VE ERKEĞİ YETİŞTİREN DE KADINDIR…

HAKLI VE ADİL DAVRANMAYI SADECE ERKEKTEN DEĞİL, KADIN-ERKEK TÜM TOPLUMDAN VE ÖNCE KENDİNDEN BEKLEMELİ…

Her sene 8 Mart’ta Dünya Kadınlar Günü Kutlanır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlar için yürüyüşler, mitingler, konferans ve paneller düzenlenir, çokça konuşma yapılır… Durum değişir veya değişmez yerine göre ama, şu bir gerçektir ki, sadece erkeğin değil, kadının kendisinin de sadece kadına değil, insana, insanlığa, çocuğa, varoluş gayesine, aile kurumuna, temel ahlaki değerlere bakış açısı değişmedikçe kadınlar da, çocuklar da, maddi veya fiziki gücü olmayan erkekler de ezilmeye, sömürülmeye devam edecektir…

>>> Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre;

1. Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
2. Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler. Yani kadın emeği daha düşük ücretlendiriliyor.
3. Dünyada gittikçe doğum oranı azalıyor, doğum oranı azalmasına rağmen nüfus artıyor. Bu durum dünyada bazı kadınların doğum yapmaktan kaçındığını, bazı bölgelerde çok doğum yaptığını, yani dengesiz dağılıma işaret ediyor.
4. Gelişmiş bölgelerde ve gelişmekte olan bölgelerdeki bazı ülkelerde resmi olmayan birliktelikler yaygındır.
5. Gelişmiş bölgelerde kadınların evlilik dışı doğurmaları dramatik bir şekilde artmıştır.
6. Gelişmiş bölgelerdeki birçok ülkede 3 yaşın altında çocuğu olan annelerin yarısından fazlası işsizlik sorunu yaşamaktadırlar.
7. Kadınlar şu anda, bilinen HİV/AİDS vakalarının yarısının konusunu oluşturmakta ve HİV virüsünün daha yaygın olduğu ülkelerde bu virüse yakalanmış erkeklere oranla daha yüksek bir risk altında bulunmaktadırlar.
8. İlk ve ortaöğretimde cinsler arasındaki öğrenim farkı kapanmaktadır, fakat hala bazı Afrika ve güney Asya ülkelerinde kadınlar erkeklerin gerisinde bulunmaktadırlar.
9. Üçüncü Dünya’nın 876 milyon okuma yazma bilmeyeni kadındır ve okuma bilmeyenlerin sayısında önümüzdeki 20 yıl içerisinde önemli bir düşüş beklenmemektedir.

>>> Türkiye’den bazı rakamlar:

1. Aile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı işlenmiş.
2. Varoş olarak nitelenen gecekondu semtlerindeki kadınlar arasında yapılan araştırmada, kadınların yüzde 97’sinin aile içi şiddete maruz kaldığı belirlendi.
3. Ailelerin yüzde 34’ünde fiziksel, yüzde 53’ünde ise sözlü şiddet görülüyor.
4. Kadınları yüzde 20’si okuma yazma bilmiyor.
5. Türkiye’de kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evleniyor, yüzde 20’si ise nikahsız yaşıyor.
6. Eğitim gören 100 kadından sadece 2 tanesi yüksek öğrenim görüyor.
7. Kadınların yüzde 55’i doğum kontrolü uygularken, yüzde 64’ü hamilelik döneminde doktora gitmiyor.
8. Yılda 2 bin 500 kadın anne olmak isterken yaşamını yitiriyor.

Kadın, her ailenin yapıcı bir taşıdır, annedir, eştir, sevgisi ve şefkatiyle he yuvayı huzura dönüştürebilecek önemli bir unsurudur. Kadına yönelik olumsuz her türlü davranışta genellikle erkekler eleştirilir, şiddet ve ayırımcılık uyguladıkları veya kadına hakettiği değeri vermedikleri için…

Öte yandan düşünülmesi gereken bir nokta da şu, kadınlar kadınları ne denli koruyabiliyor.. mesela anneler kızlarını. En başta erkek çocuğuyla kız çocuğunu yetiştirirken, kaç anne çocuğuna gösterdiği davranışta eşit durabiliyor ? Veya eşit durmaması gereken yerler de olduğunda, kaç anne kızını daha çok koruyabiliyor veya göstermesi gereken ilgiyi gösterebiliyor ?

Bugün kaç anne, çeşitli çıkarları nedeniyle, gözünü yumarak, henüz okumamış ve erken yaştaki kızını varlıklı damadın eline teslim edip, manevi yönünü göz ardı ederek, kızının hayatını sözde garanti altına almış oluyor.

Kaç anne kızının ihtiyaçlarına, kendi ailesindeki çığlıklarına veya suskunluğuna göz kapatıp, daha çok susmasını teşfik etmiş oluyor ?

Unutmamalı ki, o dayak atan, kadını aşağılayan, ayırımcılık yapan erkekleri herşeyden önce kadınlar yetiştirir. Çoğumuz duymuşuzdur yine kadının ağzından “Oğlumdur, ne yaparsa yakışır..” – “Kızım, sen sus ağabeyin konuşurken..” gibisinden lafları..

Kısacası, kadın gerçekten önemli. Erkekleri eleştirirken, eleştirilere belki de bir önceki basamaktan başlamalı… Kadını eğitmeli, kadın kadın olarak kendi değerini iyi bilmeli her şeyden önce. İyi bir evlilik yapabilmek için pazarlayacağı değeri değil, asıl çocuk yetiştirirken, topluma kazandıracağı sağlıklı ve kaliteli bireyin annesi olarak değerini..

Çabalamalı kadın, okumak için, dünyaya geniş ufuklardan bakabilmek için. Çocuk doğurmaktan değil, iyi yetişmiş çocuklar doğuramamaktan kaçınmalı. İyi okumuş anne olmalı, vicdanlı bir eş, çalışmak istediğinde de değerli bir çalışan, her durumda ekmeğini kazanabilecek bir vatandaş. Bu lütfu erkekten değil, her şeyden önce kendinde görmeli.

HAKLI VE ADİL DAVRANMAYI SADECE ERKEKTEN DEĞİL, KADIN-ERKEK TÜM TOPLUMDAN VE ÖNCE KENDİNDEN BEKLEMELİ…

——————–
“Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden pek çok kadın ve erkek meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Kendisi adına birbirinizden (haklarınızı) talep ettiğiniz Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyun…” [Nisa Suresi, 1.ayet]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir