Yabancı bir gazetecinin Filistinde yaşadığı…

Yabancı basından bir gazeteci anlatıyor:
”Filistin intifadasını izlemek için israil yönetiminden aldığımız özel bir izinle çatışmaların olduğu bölgeye hareket ettik.Ben fotoğraf makinemle ilginç kareler yakalamak için didinirken diğer arkadaşlarım da kameralarıyla başları kefiyeli,elleri taşlı çocukları ve askerleri çekiyorlardı.Tabii biz basın mensupları olarak askerlerin arkasında 5-10 metre gerideydik.Silahları taş olan intifadanın çocukları karşısında askerle iyice sıkışmıştı.Sokağın başında duran tankın arkasına sığınmış olan İsrail askerleri,uzaktan sapanlarla atılan taşlara ateşle karşılık veriyorlardı.Fakat korkan kimdi? Oyunda eğlencede olması gereken bu çocukla,kurşunların gölgesinde oyun oynarcasına gülüyorlardı.
Köşeye sıkışan askerler ileri gidemedikleri gibi,geri çekilmeyi de gururlarına yediremiyorlardı.Öne çıkıp başına sardığı kefiyesi ve elindeki sapanıyla her çocuğun fırlattığı taş askerlerde panik havası meydana getiriyordu.Doğrusu bu manzarayı hayranlıkla seyrettim.
Heyecandan olsa biraz ilerlemiştim ki,o sırada sokağın askerlere yakın olan ara kısmında iki çocuk gözüme ilişti.11-12 yaşlarındaydılar.Diğerine göre daha çelimsiz olanı,arkadaşıyla ateşli ateşli konuştu.Arkadaşına eliyle bekle işareti yapıp kayboldu.İki dakka sonra hemen geri döndü.Elindekini arkadaşına gösterdi.
Daha dikkatli bakınca çocuğun elindekinin armut büyüklüğünde,toprak renkli,dolgunca bişey olduğunu gördüm.Çelimsiz çocuk,arkadaşına bakıp elindekini göstererek gülüyordu.Sonra ‘seyret’ dercesine arkadaşına tekrar baktı.Başını sokağın köşesinden çıkarıp az ötelerinde olan İsrail askerlerine göz attı.10 kadar asker vardı.Elindekini iyice tuttu.Aniden sokağa fırlayıp askerlere doğru koştu.Bu derece yakınlarına sokulmuş bir çocuk görmek askerlerde şaşkınlık yarattı.Çocuk yavaşladı.Askerlere iyice yaklaştığına kanaat edince elindekini ağzına götürdü.Pimi sökülmüş el bombası gibi elindekini askerlerin ortasına fırlattı.
İsrail askerleri panik ve telaş içinde kendilerini yere attılar.Elleri miğferlerinin üzerinde,silahlarıda yerlere savrulmuş bir halde yüzükoyun yerde uzanmışlardı. Ortalarına düşen el bombasının patlamasını bekliyorlardı. Bir iki üç…Derken ilerleyen saniyeler boyunca hiç birşey olmadığını gören askerlerden biri hafifçe başını kaldırdı.Ortalarına düşen nesneye baktı. ‘Allah kahretsin! Patatesmiş’ diye bağırdı.
Çelimsiz çocuk köşeden askerlerin yaşadığı bu korkaklığı seyrediyor,arkadaşlarıyla beraber karnını tuta tuta gülüyordu.Bu manzarayı unutmam mümkün değil.Zira intifadanın çocukları oyun oynarcasına savaşıyorlardı…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir